HABERTÜRK ve PROF. DR. NURAY EKŞİ’NİN MÜVEKKİL ADNAN OKTAR VE HANIM ARKADAŞLARINA YÖNELİK ÇİRKİN İFTİRASINA CEVAPTIR
“Unutmamak gerekir ki, insan başkasına sürmek istediği çamura kendisi bulanır.”
15 Kasım 2025 tarihinde Habertürk TV kanalında yayınlanan Gerçek Fikri Ne? İsimli programda, Epstein dosyaları konu edilmiş ve programa konuk olarak katılan Prof. Dr. Nuray Ekşi, müvekkil ve hanım arkadaşları hakkında haddini aşan, yakışıksız ve gerçek dışı bir iftirada bulunmuştur.
Prof. Dr. Nuray Ekşi’nin, program sırasındaki konuşması şöyledir:
PROF DR. NURAY EKŞİ: (Epstein dosyası konusunu anlatırken) Biliyorsunuz bizde de bir kedili bir hoca vardı Ahmet Hoca. Yani bakın o da yine aynı şekilde kadınları bu tür işlerde kullandı. Yani bunun çok değişik versiyonları, örnekleri birçok ülkede...
EREN EĞİLMEZ (Sunucu): Adnan Hoca.
PROF DR. NURAY EKŞİ: Adnan Hoca, affedersiniz ismi birden gelmedi aklıma.
Prof. Dr. Nuray Ekşi’nin, müvekkilin adını hatırlamıyor gibi davranması, akademisyen kimliğine yakışmamaktadır:
Öncelikle belirtmek isteriz ki, Prof. Dr. Ekşi’nin, Epstein dosyasının birçok ülkede değişik versiyonları olduğunu belirtip, sonra hiçbir örnek vermeyip, sadece müvekkilin ve hanım arkadaşlarının ismini zikretmesi, asıl maksadının müvekkilden bahsetmek olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Nuray Hanım bununla da yetinmemiş ve müvekkil Adnan Oktar’ın ismi aklına gelmiyor gibi davranarak “Ahmet Hoca” demiştir; bu davranışının samimi olmadığını tüm izleyenler fark edeceklerdir. Nuray hanım son derece zeki bir hanımdır, müvekkil de Türkiye’de 40 yılı aşkın süredir çok tanınan bir isimdir; müvekkilin ismini unutuyor gibi yapması inandırıcı değildir.
Nuray Hanım muhtemelen müvekkili önemsemediği izlenimi vermek için böyle samimi olmayan bir tavır göstermiştir. Ancak çok ilgisiz bir konuda dahi müvekkilden bahsetmesi ve özellikle adını hatırlamıyor gibi yapması, aslında ne kadar önemsediğinin bir göstergesidir. Çok az psikoloji bilgisi olan dahi bunu rahatlıkla teşhis edebilir.
Prof. Dr. Nuray Ekşi’nin, müvekkil Adnan Oktar ve hanım arkadaşları hakkındaki çirkin iftirası, aslında ön yargılı, sevgisiz, yalnız, bitap, hayattan bezmiş, kıskanç bir bakış açısının tezahürüdür; kendisine yakışmamaktadır:
Prof. Dr. Nuray Ekşi, müvekkilin hanım arkadaşlarının güya Epstein dosyasındaki kadınlar gibi kullanıldıklarını iddia etmiştir. Bu çok çirkin, yakışıksız, hiçbir delili olmayan, hiçbir kişi tarafından görülmemiş veya iddia edilmemiş, büyük bir yalandır.
Müvekkil ve arkadaşlarının yargılandıkları, yalan ve iftiralarla dolu iddianamede dahi böyle bir iddia bulunmamaktadır.
Prof. Dr. Nuray Ekşi, bir hukukçu ve akademisyen olmasına rağmen, hiç araştırmadığı, bir kez bile bakmadığı bir dosya hakkında, dedikodu ve iftiraları hiç düşünmeden, incelemeden, araştırmadan ulusal bir TV kanalında pervasızca dile getirmekten çekinmemiştir.
Altın çamura bulaşmakla pul olmaz.
Müvekkilin hanım arkadaşlarına yönelik çirkin iftiralar, onların kıymetlerini, değerlerini düşürmez. Ancak iftira hem ahlaki yönden hem de hukuki yönden sorundur.
Müvekkil Adnan Oktar’ın hanım arkadaşlarının iffeti, ciddiyetleri herkes tarafından bilinmektedir. Bu hanımlar, kimseyle göz göze dahi gelmekten imtina eden, mütedeyyin, ağırbaşlı, vakur, temkinli, mesafeli, asil, saygın, seçkin, kimselerdir.
Prof. Dr. Nuray Ekşi’nin, tek bir delili, tek bir görgü tanığı olmadan, aşağılık, haset içinde kavrulan, kompleksli bazı insanların iftiralarını tekrar ediyor olması inanılır gibi değildir, son derece yakışıksızdır.
Son derece görgülü, iyi yetişmiş, nezaketli, sevgi dolu, kültürlü, asil, güçlü bir inanca sahip, helal ve harama son derece titiz, neşeli, dışa dönük, bakımlı, güzel, kaliteli hanımları, aleyhlerinde tek bir iddia veya delil olmadan çirkin bir iftira ile karalamaya çalışmak, ancak sevgiyi bilmeyen, hayattan bezmiş, güzellikten, neşeden haz etmeyen, haset içinde kavrulan kişilere özgü olabilir.
Prof. Dr. Nuray Ekşi gibi zeki, eğitimli, akademisyen bir kişinin bu tür kişilere özgü bir davranışa tenezzül etmemesi gerektiğini düşünüyoruz.
Ayrıca hukukçu kimliği ile de, delilsiz, şahitsiz iftiraları çok kolay, hiç düşünmeden dile getirmesi, mesleğine, eğitimine de uygun değildir.
Habertürk Kanalının ise sürekli olarak müvekkil Adnan Oktar ve arkadaşları hakkında asılsız iddialara, iftiralara yer vermesi dikkat çekicidir. Unutmamak gerekir ki, insan genellikle başkasına sürmek istediği çamura kendisi bulanır.
Kamuoyunun bilgilerine bilvekale sunarım. 15.01.2026
0 Yorumlar