Son Yayınlar

6/recent/ticker-posts

CHP, Şimdi Yüz Yüze Kaldığı Hukuksuz Uygulamalara, Geçmişte Göz Yummasaydı

Son dönemlerde CHP kanadında gerçekleşen tartışmalı konular, mutlak butlan kararı sonrası Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP başkanlığına gelmesi ve bununla birlikte süregelen tartışmalar, ülkede muhalefet cephesinde istenmeyen kutuplaşmalara neden oldu. Muhalefet cephesi kendi içinde bölünmeler yaşarken, bu ortamı tetikleyecek şekilde haber yapan kanallar da devreye girmekte gecikmedi. Kararın hemen ardından bir kısım yayın organları, Sayın Özgür Özel'den bahsederken, CHP Genel Başkanı olarak değil, "Manisa Milletvekili" ifadesini kullandı.

 

Kaynak: https://politikahaber.com/cnnden-chp-kararina-destek-ozele-manisa-milletvekili-denildi/

Bu durum bir kısım sol basın tarafından ciddi şekilde eleştiri konusu edildi. Söz konusu yayın organlarının, yaşanan anlaşmazlığı kendileri için bir fırsata çevirmeleri, bu kutuplaşma ortamını körükleyecek şekilde hareket etmeleri, henüz daha karar kesinleşmemişken genel başkan değişimi konusunda hüküm vermeleri, Özgür Özel taraftarlarını kızdırdı.

Muhalefetteki kutuplaşma ortamını görüp bunu kendilerince bir nevi karalama ve körükleme fırsatı olarak gören bir kısım basının bu tavrı, elbette son derece yanlıştır. O tarihlerde, henüz karar kesinleşmemişken uygulanan bu tavır, açıkça muhalefet içindeki karışıklıkları provoke etmek içindir. Dolayısıyla, bu konuda verilen tepkiler doğrudur.

Ancak buradaki sorun, buna tepki gösteren bir kısım sol basının, BAŞKALARI SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA ELEŞTİRDİKLERİ AYNI ÜSLUP VE TAVIR İÇİNE GİRMELERİDİR. YARGISIZ İNFAZ, söz konusu basının, KENDİLERİNDEN OLMAYANLARA yoğun şekilde uyguladığı bir yöntemdir. Uzun yıllar boyunca bu uygulamayı, HİÇBİR ÇEKİNCE DUYMAKSIZIN yapmışlardır. Bunu uygulamak için, karşı tarafın, haklı ya da haksız olmasını değil, KENDİ MAHALLELERİNDEN OLMAMASINI yeterli görmüşlerdir. Farklı fikre tahammülü olmayan bir kısım basın, adalet yanlısı görünüp, SADECE KENDİNE ADALET İSTEYEN, KENDİNDEN OLMAYANA HER TÜRLÜ HAKSIZLIĞI REVA GÖREN görünümünü uzun zamandır sürdürmektedir.

Örneğin, söz konusu basın, Marmara Ceza İnfaz Kurumu'nda kalmakta olan Sayın Osman Kavala için "gezi tutuklusu" ibaresini kullanırken, aynı tarihlerde aynı cezaevinde kalmakta olan müvekkil Adnan Oktar için "silahlı suç örgütü lideri" yazmıştır. Eğer buradaki kıstas, kişilerin yargılandıkları veya hüküm aldıkları suçlamalar ise, şu durumda Osman Kavala için de "terör örgütü lideri" ibaresinin kullanılması gerekirdi. Suçlamalar bakımından bakıldığında, Sayın Osman Kavala hakkında kesinleşen, "Türkiye Hükümeti'ni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs" suçu, kuşkusuz ki daha büyük bir suçtur. 

Oysa söz konusu sol basın;

  • Bu davaların SİYASİ DAVALAR olduğunu,
  • ÖZEL BİR SÜREÇ dahilinde işlediğini,
  • Müvekkilin de bu süreçte özel planlanmış bir KUMPAS ile karşı karşıya kaldığını,
  • AKIL ALMAZ İLKEL BİR OYUN içinde mahkeme süreçlerinin devam ettiğini,
  • MÜVEKKİL ALEYHİNE TEK BİR DELİL BULUNAMADIĞINI,
  • Müvekkil ve arkadaşlarının DAVADAKİ 7 SUÇTAN BERAAT ETTİKLERİNİ,
  • Geriye sadece tehdit altında ifade verdirilen genç kadınların satır aralarında yer alan suçlamalarının kaldığını,

Kanaatimizce çok iyi bilmektedir.

Ancak buna rağmen, sadece görüş farklılığını gerekçe görerek, karşı tarafa istediği suçlamayı ve yakıştırmayı yapmaktan çekinmemektedirler. Kendilerine yapıldığında canları yanmakta ama kendileri başkalarına yapmayı kolay görmektedirler.

Bu, maalesef, son dönemlerde sıklıkla karşılaştığımız ÇİFTE STANDARTLARDAN biridir. Başkalarına istediği yanlı haberi rahatlıkla yapabilen söz konusu basın, SADECE KENDİSİ VE KENDİ GÖRÜŞÜNDEN KİŞİLER OLDUĞUNDA HASSASTIR.

Söz konusu basın, sol kesimin genel görünümünü de oldukça OLUMSUZ etkilemektedir. İnsanlar;

Adaletten bahseden ama istemediğine adil olamayan,

Eşitlikten bahseden ama kendinden olmayanın yok olmasını isteyen,

Özgürlükten bahseden ama kendinden olmayanın yaşam hakkının olmasını istemeyen

BİR "SOL" TANIMAKTADIRLAR.

Daha da önemlisi, bahsini ettiğimiz bu basının sesi güçlü çıkmaktadır ve bu kanallar, neredeyse solun yegane temsilcisi görünümündedirler. Temsil edilen bu tarafgir ve acımasız zihniyet nedeniyle insanlar, sol kesimi, radikal ve ürkütücü olarak görmektedirler. Türkiye'de pek çok kişi için solun iktidara gelmesi, sırf verilen bu imaj yüzünden DEHŞET VERİCİ görülmektedir.

İşte bu nedenle, BU ÇİFTE STANDART, MUHALEFETE ÇOK BÜYÜK ZARAR VERMEKTEDİR.

Şu anda söz konusu yayın organlarının şikayet ettiği her şey, ASLINDA GEÇMİŞTE KENDİ YAPTIKLARIDIR.

Müvekkil, hiçbir ortamda hukuksuzluğun yer almasını istememekte, sol kesime ve onun temsilcilerine de adaletsizlik yapılmasına asla razı gelmemektedir. Adalet konusunda görüşü ve tutumu daima bu şekilde olmuştur ve bu konu müvekkil için asla tavize açık bir konu değildir.

Sayın Osman Kavala hakkında da AİHM tarafından verilen kararların dikkate alınacağını ve kendisinin bu suçlamalardan aklanacağını ümit etmektedir.

Ancak bahsini ettiğimiz sol basın, sadece kendinden olanı kayırmaya devam eder, başkasına acımasızlığı sürdürürse, korkarız bu yaşananlar artarak devam edecektir. Müvekkil, sol kesime bir zarar gelmesini istememektedir. Bu nedenle, tüm bu önerilerin dikkate alınması, büyük önem arz etmektedir.

Herkese sahip çıkan, herkes için adalet arayan, herkesin hakkını savunan bir solcu figürü, önemli bir beklentimizdir.

Müvekkilin görüşlerini takdirinize sunar, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.05.06.2026

Yorum Gönder

0 Yorumlar