Son Yayınlar

6/recent/ticker-posts

Kadın Cinayetlerinin "Aşk Cinayeti" Diye Sunulması Suçu Meşrulaştırıyor

MÜVEKKİL ADNAN OKTAR’DAN BASIN DUYURUSUDUR

KADIN CİNAYETLERİNİN BASINDA “AŞK CİNAYETİ” GİBİ BAŞLIKLARLA  ROMANTİZE EDİLEREK HABERLEŞTİRİLMESİ KORKUNÇ BİR SUÇUN MEŞRULAŞTIRILMASINA NEDEN OLUR 

Müvekkil Adnan Oktar kadına yönelik şiddet konusuyla mücadeleyi çok öncelikli görmekte ve çözüm önerilerini sık sık ilgili mercilere iletmektedir. Medya kuruluşlarının da bu toplumsal mücadelenin en önemli aktörlerinden olduğu kanaatindedir.

Bu nedenle müvekkil; basın mensuplarına, taşıdıkları bu sorumlululuğun bilincinde olarak, kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet haberlerini yayınlarken konunun önemini ve hassasiyetini gölgeleyecek, normalleştirecek ifadelerden kaçınmalarını ve bu vahşeti, işlenen ağır suçları, insan hakları ihlallerini tüm gerçekliğiyle, çok daha özenli ve yapılan eylemin çirkinliğini net olarak ortaya koyan bir dille sunmalarını hatırlatmaktadır.

Nitekim müvekkil; KADIN CİNAYETLERİNİN; SEVGİ YA DA AŞKIN GÖSTERGESİ DEĞİL; ŞİDDETİN, TAHAKKÜMÜN VE İNSANLIK DIŞI BİR ZİHNİYETİN SONUCU OLDUĞUNU İFADE ETMEKTEDİR.

Müvekkil Adnan Oktar, kadına yönelik şiddetin her türlüsünün vahşet olduğunu, basının bu ağır suçları romantize eden, adeta meşrulaştıran değil; konunun önemini ve vehametini tüm gerçekliğiyle ortaya koyan bir dil kullanmasının habercilik ve toplumsal sorumluluğun gereği olduğunu düşünmektedir.

Türkiye’nin en önemli sorunu haline gelen kadın cinayetleri basında sıklıkla “aşk cinayeti”, “platonik aşık cinayeti”, “kıskançlık cinayeti”, “karşılıksız aşk cinayeti” gibi benzer başlık kalıplarıyla yer almaktadır:

Burada sadece birkaç örneğini paylaştığımız haberlerin hiçbiri “AŞK CİNAYETİ” DEĞİLDİR, “KADIN CİNAYETİ”DİR. BİR İNSANIN YAŞAMA HAKKINI ELİNDEN ALMAKTIR.

Ancak bu suçlar topluma sunulurken kullanılan “Çılgın aşık dehşeti”, “aşkına yenildi”, “sevdiği kadını vurdu”, “reddedilince cinnet geçirdi” gibi ifadeler cinayetin arkasında sanki duygusal gerekçeler varmış gibi göstererek olayın korkunç yüzünü perdelemekte ve işlenen suçu sözde sevgiden kaynaklanan, romantik bir davranışmış gibi yansıtmaktadır.

OYSAKİ KADINA ŞİDDETİN HİÇBİR TÜRÜ SEVGİYLE VE AŞKLA BAĞDAŞMAZ.

Sevgi; şefkat, merhamet, karşılıklı güven ve nezaket üzerine kuruludur. Bahsi geçen haberlerde gördüğümüz olaylar ise; sadece ŞİDDET, SALDIRGANLIK ve VAHŞETTEN ibarettir. Bir insanın yaşama hakkının canice elinden alınmasıdır. Bir kadının reddetme hakkını kabul etmeyen, ayrılığı kabul etmeyen, saplantılı, öfkeli, suç oluşturan davranışların içinde sevgiye dair hiçbir şey yoktur. Olması da mümkün değildir.

Halbuki; Allah korkusu taşıyan, dünyada yaptığı her tavırdan sorumlu tutulacağını bilen bir insan kadınlara asla şiddet uygulamaz. Onları Allah’tan bir emanet olarak görür ve var gücüyle en güzel şekilde bu emanete sahip çıkar. Kadınları incitmekten dahi titizlikle sakınır, akıl ve vicdanıyla hareket edip onlara karşı en güzel, en nezaketli tavrı gösterir. Bu ancak Allah korkusuyla ve kadınları Allah’ın birer tecellisi olarak görüp sevmekle mümkün olur. Bu gözle bakan bir insan, kadındaki güzel özellikleri ve incelikleri görüp değerini bilir, onu yüceltir ve onore eder. Onları daima korur, onlara karşı her zaman merhametli ve adaletli davranır.

Bir kadının canına kast edilmesini “aşk” kavramı üzerinden açıklamaya çalışmak ise, yaşanılan dehşeti hafifletmekte, toplum içinde suçun normalleşmesine zemin hazırlamaktadır.

Örneğin; 2019 yılında bir genç kızın ayrılmak istediği sevgilisi tarafından katledilmesi haberi basına “Çılgın Aşığın Gözü Döndü”, “Çılgın Aşık”, “Namus Cinayeti” gibi başlıklarla yansımıştır. Öldürülen genç kızın ablası ise bu ifadelerle haber yapan basın kuruluşlarına tepki göstermiş; işlenen suçun sevgiyle, aşkla hiçbir ilgisi olmadığının altını çizerek “HİÇBİR ŞEY CİNAYETE GEREKÇE OLAMAZ” demiştir 1.

Bilindiği üzere; medyanın kullandığı dil, toplumun olayları algılama biçimini doğrudan etkilemektedir ve bu algıyı yönlendirme gücüne sahiptir.

Bir haberde sadece biraz daha dikkat çekmek, biraz daha fazla tıklanmak ya da biraz daha fazla izlenmek için atılan başlıkların, içerikte kullanılan cümlelerin, ŞİDDET GİBİ KABUL EDİLEMEZ BİR EYLEMİ SUÇ OLMAKTAN ÇIKARIP OLAĞAN, DUYGUSAL BİR TEPKİ HALİNE GETİRMESİNİN VE BÖYLECE ZAMANLA VAHŞETİ NORMALLEŞTİRMESİNİN NE DERECE BÜYÜK BİR TEHLİKE ARZ EDECEĞİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİDİR.

Uluslararası iki önemli kuruluş olan Birleşmiş Milletler Kadın Birimi ve UNICEF de 2022 yılında yaptıkları ortak bir çalışma ile bu önemli konuyu gündeme getirmişlerdir. Kadına yönelik şiddetin medyada haberleştirilmesi ve şiddetin normalleştirilmesi konulu bu araştırma ile; çok sayıda akademik çalışma, uzman görüşü ve farklı ülkelerdeki haber örnekleri incelenmiş ve haberlerin insanlara sadece bilgi vermediği, olayları nasıl yorumlayacaklarını da öğrettiği, örneğin kimin suçlu görüleceği, kimin mağdur olarak algılandığı ve hangi davranışların “normal” kabul edildiğini etkilediği tespit edilmiştir2.

UNESCO tarafından 2019 yılında yapılan bir diğer araştırma sonuçları da “Kadına Yönelik Şiddet Konusunda Haberciler İçin El Kitabı” ismiyle yayınlanmış3, bu çalışmada da kamuoyunun şiddeti algılama biçimini doğrudan etkilemesi nedeniyle, haberlerde romantikleştirici anlatımların terk edilmesi önemle tavsiye edilmiştir.

Her iki çalışmada da; kadına yönelik şiddetin romantikleştirildiği, duygusal ifadeler kullanılarak failin sorumluluğunun geri plana itildiği bir haber dilinin, şiddetin normalleştirilmesine neden olacağı sonucuna varılmıştır.

Görüldüğü üzere; kadına şiddetle mücadelede önemli olan olayların haber yapılıp gündeme getirilmesinden ziyade, hangi dil ile topluma sunulduğudur.

Bu nedenle; müvekkil, basın mensuplarına, taşıdıkları toplumsal sorumlululuğun bilincinde olarak; Türkiye’nin en önemli konularından olan kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet haberlerini yayınlarken bu vahşeti, işlenen ağır suçları, insan hakları ihlallerini tüm gerçekliğiyle, yapılan eylemin çirkinliğini çok daha net ve özenli bir dille sunmalarını, konunun hassasiyetini gölgeleyecek, normalleştirecek ifadelerden şiddetle kaçınmalarını hatırlatmaktadır. 27.06.2026

Saygılarımızla kamuoyunun dikkatine sunarız.


  1. https://www.indyturk.com/node/64801/haber/19-ya%C5%9F%C4%B1ndaki-merve-ayr%C4%B1lmak-istedi%C4%9Fi-sevgilisi-taraf%C4%B1ndan-katledildi-ablas%C4%B1-%C3%A7%C4%B1lg%C4%B1n
  2. https://knowledge.unwomen.org/en/digital-library/publications/2022/08/mapping-the-nexus-between-media-reporting-of-violence-against-girls?utm_source=chatgpt.com
  3. https://www.unesco.org/en/articles/reporting-violence-against-women-and-girls

Yorum Gönder

0 Yorumlar