Adnan Oktar’dan Duyurudur

CHP, DİNDAR VATANDAŞLARA SAHİP ÇIKTIĞI VE TÜM KESİMLERİ KUCAKLAYAN BİR SİYASET İZLEDİĞİ ÖLÇÜDE OY ORANINI ARTIRABİLİR VE İKTİDARA YAKLAŞABİLİR
Türkiye'nin demokratik yapısının güçlenmesi, siyasi partilerin toplumun tüm kesimlerini kucaklayan bir anlayış benimsemesine bağlıdır. Bu kapsamda CHP'nin de yıllardır üzerinde durulan bazı siyasi ve toplumsal algıları yeniden değerlendirmesi gerektiği açıktır.
Türkiye halkının çok önemli bir bölümü Allah'a inanan, dinine ve manevi değerlere bağlı insanlardan oluşmaktadır. Bu gerçek, seçim sonuçlarından toplumsal eğilimlere kadar her alanda kendisini göstermektedir. Buna rağmen CHP'NİN DİNDAR VATANDAŞLARLA ARASINDA MESAFE BULUNDUĞU YÖNÜNDE OLUŞAN ALGI, partinin geniş halk kesimlerine ulaşmasının önündeki EN ÖNEMLİ ENGELLERDEN BİRİ olmaya devam etmektedir.
CHP, dindar vatandaşları YALNIZCA SEÇİM DÖNEMLERİNDE HATIRLAYAN DEĞİL, onların haklarını, özgürlüklerini ve hassasiyetlerini samimiyetle savunan bir siyasi anlayış ortaya koymalıdır. Başörtülü, muhafazakar, dini değerlerine bağlı vatandaşlar toplumumuzun ayrılmaz bir parçasıdır ve milletimizin önemli bir kesimini oluşturmaktadır.
Bu insanların CHP'NİN;
- yalnızca belli kesimlerin değil, kendilerinin de partisi olduğuna;
- kendilerini dışlamadığına, aksine kendilerine de sahip çıktığına,
- kendi hak ve özgürlüklerini savunup koruyacağına,
- kendileri için de mücadele edeceğine,
- dini inançlarına ve manevi değerlerine saygı duyduğuna,
- yaşam tarzlarına müdahale etmeyi değil, güvence altına almayı hedeflediğine,
- inançlarından dolayı hiçbir vatandaşı ötekileştirmeyeceğine,
- başörtülü, muhafazakar ve dindar vatandaşların taleplerini de dikkate aldığına,
- Türkiye'nin tüm kesimlerini kucaklayan bir siyaset anlayışına sahip olduğuna,
- dindar vatandaşları yalnızca seçim dönemlerinde değil, her zaman önemsediğine
İNANABİLMELERİ büyük önem taşımaktadır.
Türkiye'de seçim kazanmanın yolu halkın değerleriyle çatışmaktan DEĞİL, HALKIN DEĞERLERİNE SAYGI GÖSTERMEKTEN geçmektedir. DİNDAR İNSANLARI KARŞISINA ALAN, ONLARIN İNANÇLARINI KÜÇÜMSEYEN veya BÖYLE BİR İZLENİM OLUŞTURAN hiçbir siyasi hareketin kalıcı şekilde iktidara ulaşması MÜMKÜN DEĞİLDİR.
Halkımız, ancak KENDİ İNANÇLARINA VE YAŞAM TARZINA SAYGI DUYAN siyasetçileri desteklemektedir.
DİNDAR VATANDAŞLARA SIRT ÇEVİREN VE KOMÜNİST-SOSYALİST SÖYLEMLERİ ÖN PLANA ÇIKARAN BİR SİYASİ ANLAYIŞ TÜRK MİLLETİNDEN BEKLEDİĞİ DESTEĞİ BULAMAZ
Öte yandan CHP'nin kendisini uzun yıllardır büyük ölçüde komünist ve sosyalist söylemler üzerinden tanımlaması, siyasi yaklaşımını bu ideolojik çizgi etrafında şekillendirmesi ve toplumun manevi değerleriyle yeterince bağ kuramadığı yönündeki algı,
- partinin geniş halk kesimlerine ulaşmasının
- oy oranını artırmasının
- ve iktidara giden yolda güç kazanmasının
ÖNÜNDEKİ BAŞLICA SORUNLARDAN BİRİ olmaya devam etmektedir.
Türkiye toplumunun önemli bir bölümü dini ve manevi değerlerine bağlı insanlardan oluşmaktadır. Bu nedenle halkın inancını, manevi hassasiyetlerini ve yaşam tarzını yeterince önemsemeyen, dini değerleri ikinci plana iten veya bunlara mesafeli yaklaşan siyasi anlayışların GENİŞ HALK DESTEĞİNE ULAŞMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR. Dindar vatandaşların hassasiyetlerine saygı göstermeyen, onların taleplerini ve beklentilerini dikkate almayan bir siyasi dil TOPLUMDA KARŞILIK BULMAMAKTADIR.
CHP'nin;
- KOMÜNİST VE SOSYALİST SÖYLEMLERİ ÖN PLANA ÇIKARDIĞI,
- DİNDAR VATANDAŞLARIN DEĞERLERİNDEN UZAKLAŞTIĞI
- VEYA ONLARI YETERİNCE SAHİPLENMEDİĞİ
yönündeki algı devam ettiği sürece partinin iktidar yolunda ilerlemesi çok zordur.
Türk milleti, İNANCINA VE MANEVİ DEĞERLERİNE SAYGI GÖSTEREN, DİNDAR VATANDAŞLARI DIŞLAMAYAN ve ONLARI TOPLUMUN ASLI UNSURLARI OLARAK GÖREN siyasi hareketlere destek vermektedir.
CHP'nin TÜRKİYE'NİN HER KESİMİNE HİTAP EDEN GÜÇLÜ BİR İKTİDAR ALTERNATİFİ OLABİLMESİ İÇİN; muhafazakarı, milliyetçisi, sosyal demokratı, liberali, Alevisi, Sünnisi ve tüm toplumsal kesimleri aynı çatı altında görebilen kapsayıcı bir siyaset dili geliştirmesi gerekmektedir.
Türkiye'nin ihtiyacı
- kutuplaşma değil BİRLİK,
- ayrışma değil KARDEŞLİK,
- ötekileştirme değil KUCAKLAŞMADIR.
Toplumsal barışın ve siyasi başarının TEK YOLU budur. Bu nedenle bütün siyasi partilerin olduğu gibi CHP'nin de toplumun manevi değerlerine sahip çıkan, kapsayıcı ve uzlaştırıcı bir yaklaşım benimsemesi ülkemizin geleceği açısından önem arz etmektedir.
Müvekkilin konuyla ilgili görüş ve değerlendirmelerini saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.
23.06.2026
0 Yorumlar