Son Yayınlar

6/recent/ticker-posts

Sayın Nevşin Mengü Hakkaniyetten Ödün Vermemelidir

Adnan Oktar'dan Duyurudur

Sayın Nevşin Mengü, Baskı Görüyor Olabilir,
Fakat Hakkaniyetten Ödün Vermemelidir

21 Mayıs 2026 tarihinde, gazeteci Nevşin Mengü, kendi YouTube kanalında, tutuklu gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un iddianamesi ile ilgili bir program yapmış ve bu yayında, müvekkil Adnan Oktar'ın ismini sıklıkla geçirmiştir.

Nevşin Mengü Youtube Kanalı – 21 Mayıs 2026, Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=7hw4ogllkqE&t

Geçmişte, müvekkile ve arkadaşlarına yönelik olarak saygılı üslubundan hiçbir zaman taviz vermeyen Sayın Nevşin Mengü, bu defa şaşırtıcı bir üslup değişikliğine gitmiş ve müvekkile yönelik gerçekliği olmayan suçlamaları, kendisinden beklenmeyen bir üslupla ardı ardına sıralamıştır.

Sayın Nevşin Mengü'nün, meslektaşı olmasından kaynaklı olarak Mehmet Akif Ersoy'u savunur bir pozisyonda olması anlaşılabilirdir; ancak bunu müvekkil Adnan Oktar'a suçlamalarda bulunarak yapıyor olması dikkat çekici olmuştur. Kanaatimizce bu tutum, müvekkile yönelik kara propagandanın başını çeken bazı kesimlerin, Sayın Mengü'nün üzerine gelmelerinin bir sonucudur. O nedenle söz konusu üslubun ŞAŞIRTICI olduğunu belirtmekle yetiniyor; ancak aynı zamanda Sayın Nevşin Mengü'ye, söz konusu yayında anlattıklarının doğru olmadığını en iyi bilen kişinin KENDİSİ olduğunu hatırlatmak istiyoruz.

Sayın Nevşin Mengü;

  • Adnan Oktar dosyasında, kadınları alıkoyma ve eve kapatma diye bir durumun OLMADIĞINI
  • Sabaha karşı saat 3.30'da, 125 AYRI EVE, EŞZAMANLI BASKIN yapıldığını ve ZORLA TUTULAN VEYA ALIKONULAN YA DA UYGUNSUZ DURUMDA BULUNAN TEK BİR KADIN DAHİ BULUNMADIĞINI,
  • Operasyon öncesinde 2 yıla yakın TEKNİK TAKİP yapıldığını, alıkonulan bir kadın varsa buna polisin mutlaka müdahale edeceğini, ama BÖYLE BİR ŞEYİN OLMADIĞINI çünkü ALIKONULAN TEK BİR KADIN BULUNMADIĞINI,
  • Operasyon sırasında ve hemen sonrasında TEK BİR KADININ DAHİ, EVDE ZORLA ALIKONULDUĞUNA DAİR HİÇBİR AÇIKLAMASININ OLMADIĞINI,
  • Tutuklanıp cezaevine konulmuş olan birkaç genç kızın, kendilerini ziyaret edip "etkin pişman ol, Adnan Oktar'a suç at, yoksa güneş yüzü göremeyeceksin, buradan asla çıkamayacaksın" diyen 2 avukat tarafından TEHDİT EDİLDİĞİNİ; cezaevinden çıkabilmek için, OPERASYONDAN AYLAR SONRA bu yönde İFTİRA ATMAK ZORUNDA KALDIKLARINI,

ÇOK İYİ BİLMEKTEDİR.

Adnan Oktar soruşturmasında, tutuklanan kişileri, hiç tanımadığı halde cezaevlerinde ziyaret edip, "etkin pişman ol yoksa buradan çıkamayacaksın" diyerek tehdit eden Av. Fuat Selvi

Adnan Oktar soruşturmasında, tutuklanan kişileri, hiç tanımadığı halde cezaevlerinde ziyaret edip, "etkin pişman ol yoksa buradan çıkamayacaksın" diyerek tehdit eden Av. Hüseyin Küçük

Sayın Nevşin Mengü;

  • Adnan Oktar camiasında, TECAVÜZ DİYE BİR KONUNUN SÖZ KONUSU OLMADIĞINI,
  • Operasyon öncesinde bazı genç kadınların emniyete çağırılarak, bu konuda özel olarak görevlendirilmiş 3 polis memuru tarafından TEHDİT EDİLDİKLERİNİ ve bu kadınlara, "ismin dosyada şüpheli olarak geçiyor, şikayetçi olup bu metnin altına imza atarsan tutuklanmaktan kurtulursun" tehdidiyle ŞİKAYETÇİ YAPILDIKLARINI,
  • Söz konusu genç kadınlara, henüz operasyon gerçekleşmeden önce, sırf TEHDİT AMAÇLI olarak, dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz imzasıyla YURT DIŞI ÇIKIŞ YASAĞI konulduğunu,
  • Bahsi geçen genç kadınların, yıllarca gruptaki kişilerle arkadaşlık yaptıklarını, defalarca KENDİ İSTEKLERİYLE onlarla görüştüklerini, hatta tecavüz iddiasında bulundukları tarihlerden SONRA bile, BİZZAT KENDİLERİ ARAYARAK TEKRAR GÖRÜŞMEK İSTEDİKLERİNİ VE GÖRÜŞTÜKLERİNİ,
  • Hatta söz konusu genç kadınların, KENDİLERİNDEN AYRILAN, şu an sanık konumundaki ERKEK ARKADAŞLARINI ISRARLA GERİ ARAYIP TEKRAR GÖRÜŞMEK İSTEDİKLERİNİ,
  • Anne, baba, kardeş ve en yakın arkadaşlarını, tecavüze uğradıklarını iddia ettikleri kişilerle KENDİ İSTEKLERİYLE TANIŞTIRDIKLARI,
  • Bu süre içinde iddia edilen tecavüzler hakkında tek bir kişinin bile ŞİKAYETTE BULUNMADIĞINI, bu kadınların tek bir kişiye bile bu konudan BAHSETMEDİKLERİNİ, sosyal hayatına, neşeli sosyal ilişkilerine, dizi oyunculuğu, spikerlik, YouTuber'lık, doktorluk gibi göz önünde olan mesleklerine ve faaliyetlerine DEVAM ETTİKLERİNİ,
  • Hatta suçlamada bulundukları ve bu nedenle cezaevine giren erkek arkadaşlarını CEZAEVİNDE ZİYARET ETTİKLERİNİ, ONLARA AŞK MEKTUPLARI YAZDIKLARINI,

Müşteki Funda Yıldız, hakkında şikayette bulunduğu sanık Mehmet Ender Daban'ı sonrasında cezaevinde ziyarette bulunmuş ve birlikte fotoğraflar çektirmiştir.

(Yazımızın ekinde, müşteki Funda Yıldız'ın, sanık Mehmet Ender Daban'a yazdığı ve cezaevine gönderdiği mektuplardan bölümler yer almaktadır.)

  • Tüm müşteki ve etkin pişman kızlara, AYNI TARİHLERDE ifade verdirilip, ifadelerine AYNI EKLEMELERİN yaptırıldığını ve bu eklemelerde KES-YAPIŞTIR olarak TIPKISININ AYNI İFADELERİN YAPIŞTIRILDIĞINI,
  • Tecavüz suçlamasında bulunulan iki sanığın, iddia edilen tarihlerde YURT DIŞINDA BULUNDUKLARINI ve bir sanığın o esnada KEMOTERAPİ TEDAVİSİ GÖRDÜĞÜNÜ İSPAT ETTİKLERİNİ, (mahkemede hiçbir lehe delil değerlendirilmediği için bu kişiler bu açık delillere rağmen ceza almışlardır)
  • Adnan Oktar dosyasını değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin, tecavüze dair delil bulunmamasına ve şikayetçi beyanlarına göre "BU EYLEMLERİN TÜMÜNDE RIZA VAR" diyerek tüm tecavüz suçlamalarından BERAAT HÜKMÜ VERDİĞİNİ,

Tüm bunların ötesinde,

  • Mehmet Akif Ersoy'un dava dosyasının aksine, Adnan Oktar dosyasında, UYUŞTURUCU KONUSUNUN İDDİA OLARAK DAHİ VAR OLMADIĞINI,
  • Operasyonun gerçekleştiği 11 Temmuz 2018 sabahında, gözaltına alınan 226 kişinin tamamından laboratuvar örnekleri alındığını ve TEK BİR KİŞİDE DAHİ UYUŞTURUCU İZİNE RASTLANMADIĞINI, HATTA ALKOL İZİNİN DAHİ BULUNMADIĞINI,

ÇOK İYİ BİLMEKTEDİR.

Sayın Nevşin Mengü;

  • 8 yıldır yana yakıla gündem yapılan şantaj kaseti diye bir şeyin ASLA OLMADIĞINI,
  • Bu kadar konu edilen, bu kadar gündem yapılan bir konuda şayet tek bir delil olsa, bunun büyük bir sevinçle bir kısım basında gece gündüz konu edileceğini ama NEDENSE HİÇBİR YAYIN ORGANININ DELİLDEN BAHSEDEMEDİĞİNİ,
  • 128 ev ve işyerinin şafak vaktinde eşzamanlı aranması sonucunda, önden yaygarası yapılan şantaj kasetlerinin HİÇ VAR OLMADIĞININ ANLAŞILDIĞINI,
  • Buna rağmen basında sadece "maksat gündem olsun" denilerek bu yalanın sürekli dile getirildiğini,
  • Nevşin Mengü'nün kendisinin de bu amaçla bu döngüye dahil edildiğini,

ÇOK İYİ BİLMEKTEDİR.

Sayın Nevşin Mengü;

  • Kadınların veya erkeklerin mirasına çökme gibi bir durumun OLMADIĞINI,
  • Bu yönde şikayeti olan tek bir aile bile BULUNMADIĞINI,
  • Bu yönde tek bir delilin dahi OLMADIĞINI,
  • Resmi raporlarda da böyle bir delil OLMADIĞINI,

ÇOK İYİ BİLMEKTEDİR.

Sayın Nevşin Mengü;

  • Kadınların estetik operasyonlarla birbirine benzetilmesi gibi İLKEL BİR YALANIN, OLAĞANÜSTÜ BİR MANTIK HEZİMETİ olduğunu,
  • Söz konusu kadınların her birinin birbirinden farklı ve estetik geçirmemiş kişiler olduğunu en iyi bilen ve gören kişinin KENDİSİ olduğunu,
  • Provokasyon amacıyla üretilmiş bu yalanın, bir kısım kiralık basın organları tarafından kullanılan EN UCUZ YÖNTEMLERDEN BİRİ olduğunu,

ÇOK İYİ BİLMEKTEDİR.

Sayın Nevşin Mengü;

Yukarıda bahsettiğimiz hususları EN İYİ BİLEN KİŞİLERDEN BİRİ olmasına rağmen, iddialarına dair tek BİR DELİLİ OLMAMASINA rağmen, bu iddiaları nasıl görmüş gibi aktarabilmekte, nasıl bu kadar kolay suçlamalar yapabilmekte, anlamak mümkün değildir.

Sayın Nevşin Mengü, geçmişte MÜVEKKİL İLE BİZZAT TANIŞMIŞ olup, müvekkile yönelik olarak son derece sevecen ve saygılı bir üsluba sahip bir kişidir. Zaten genel kişiliği de, saygılı ve sevecen bir görünümü yansıtmaktadır. Dolayısıyla, söz konusu yayındaki üslup değişikliği, tarafımızca dikkat çekici bulunmuştur. Müvekkile yönelik bir kumpas eylemi gerçekleştirildiğini en iyi analiz edenlerden biri olduğundan, senelerdir müvekkil ve arkadaşları aleyhine böyle bir üslup içinde olmayan Nevşin Mengü'nün, birden böyle bir tarza geçiş yapması, ancak ve ancak çeşitli çekincelerin sonucu olabilir. Günümüzde, pek çok kişinin basit gerekçelerle tutuklandığı ülkemizde, Sayın Nevşin Mengü'nün, tutuklanmaktan çekinmesi mevzu bahis olabilir. Şayet müvekkil konusunda üstüne gelirlerse, "ben de aleyhe konuştum" diyerek bu konuşmaları delil göstermek istiyor olabilir. Bir kısım çevreleri kendince memnun etmek istiyor olabilir.

Sayın Nevşin Mengü, 14 Şubat 2018 tarihinde Adnan Oktar ile röportaj yapmak üzere geldiği A9 TV Stüdyosunda

Ancak bu durumda Sayın Nevşin Mengü'nün, benzer korkularla, benzer beklentilerle, BENZER ŞEKİLDE YAYIN YAPAN DİĞER GAZETECİLERDEN HİÇBİR FARKI KALMAMAKTADIR. Kendini korumak veya başkalarının rızası için hakkaniyetten uzaklaşmak, GENELLİKLE İNSANLARIN EN FAZLA AKILLARINDA KALAN ŞEYDİR. İnsanlar, bunu bir kere gördüklerinde, o gazeteciye karşı güvenlerini de hızla yitirirler. O gazetecinin söylediklerinden, anlattıklarından, yorumlarından usulca uzaklaşmaya başlarlar. Akıllarında sadece, o gazetecinin, menfaatine veya korkularına göre tarafgir olabileceğine, dolayısıyla sözüne güvenilmeyeceğine dair bir bilgi kalır. İzleyici veya okuyucu için, bunu bir kere görmek yeterli olmaktadır.

Sayın Nevşin Mengü, hakkaniyetli üslubu ile bilinen başarılı bir gazetecidir; BU HATAYA ASLA DÜŞMEMELİDİR.

Mehmet Akif Ersoy Dosyası Bahanesiyle
Müvekkili Gündem Yapanlar

Görüldüğü kadarıyla şu ana dek, Mehmet Akif Ersoy dosyası, Adnan Oktar dosyasını tekrar tekrar gündeme getirebilmek için bir kısım gazeteciler tarafından büyük bir sevinçle kullanılmıştır. Adnan Oktar ismini kullanarak kendilerini gündem yapmayı alışkanlık haline getirmiş olan bir kısım gazeteciler, bunu bir fırsat olarak değerlendirmiş ve delil üzerinden gündem yapamadıkları Adnan Oktar dosyasını, bu defa Mehmet Akif Ersoy iddianamesi üzerinden gündem yapmışlardır.

Şaşırtıcı bir gerçek vardır ki, genellikle müvekkil ve arkadaşlarını, "neler olmuş neler" diyerek, ayıplayarak gündeme getiren kişilerin kendi hayatları araştırıldığında, buradaki iddialardan ÇOK DAHA ANORMAL DETAYLAR ortaya çıkmaktadır. Adnan Oktar dosyasındaki iddialar, gerçekte YAŞANMAMIŞTIR. Ancak bunları yaşanmış gibi gündeme getiren bir kısım gazetecilerin hayatlarında, GERÇEKTEN YAŞANMIŞ OLAĞANÜSTÜ ANORMAL OLAYLAR DÖNMEKTEDİR. Ayıpladıkları şeylerin BİN MİSLİNİ, kendileri, HAYATIN NORMALİ şeklinde yaşamaktadırlar. Zaten bu ikiyüzlü tutum nedeniyle söz konusu gazeteciler, cezaevinde bulunan masum insanları karalamak için BU KADAR KOLAY KULLANILABİLMEKTEDİR.

Sayın Nevşin Mengü, işte bu nedenle, bir başka iddianame üzerinden Adnan Oktar dosyasının bu kadar gündem yapılmasına o kadar şaşırmamalıdır. Bu, bahsini ettiğimiz ikiyüzlü sistemin bir sonucudur.

Sonuç

Başarılı ve vicdanlı bir gazeteci olarak tanıdığımız Sayın Nevşin Mengü, başkalarının telkinlerinin veya uyarılarının, kendi yolunu belirlemesine izin vermemeli, kanaatimizce sevecen, saygılı ve hakkaniyetli çizgisinden tavizde bulunmamalıdır. Kendisi, uzun zamandır değiştirmemiş olduğu bu çizgisi nedeniyle sevilmekte ve itibar görmektedir. Bu konuda vereceği tek bir taviz dahi, izleyicilerine karşı inandırıcılığını yitirmesine neden olacaktır.

Özellikle Adnan Oktar dosyasında hiçbir suç olmadığını bu kadar iyi bilirken, bu dosyaya yönelik bu açıklamalar, kendisiyle bağdaşmamaktadır. Sayın Nevşin Mengü, müvekkil Adnan Oktar'ın, kendisini çok sevdiğini ve kendisine çok saygı duyduğunu eminiz ki bilmektedir. Müvekkil, Sayın Nevşin Mengü'nün bu ifadeleri, bu konuda çok üstüne gelinmesi nedeniyle can havliyle kullandığından, mecburen bu üslup içine girdiğinden emindir. Sayın Nevşin Mengü'nün bu açıklamalar konusunda mutlaka bir düzeltmeye gideceğine dair inancımız tamdır.

Saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.06.06.2026

EK 1: Müşteki Funda Yıldız'ın sanık Mehmet Ender Daban'a yazdığı ve cezaevine gönderdiği mektuplardan bazı bölümler

EK 2: Adnan Oktar davasının görüldüğü mahkemelere sunulmuş olan Hukuk Dışı Hile Kavramı başlıklı kitapçık

EK 1

MÜŞTEKİ FUNDA YILDIZ’IN, SANIK MEHMET ENDER DABAN’A YAZDIĞI VE CEZAEVİNE GÖNDERDİĞİ MEKTUPLARINDAN BÖLÜMLER

Funda Yıldız’ın 15.11.2018 tarihinde Mehmet Ender Daban’a yazdığı mektubundan:

Funda Yıldız’ın açık görüşün ertesi günü Mehmet Ender Daban’a yazdığı 06.02.2019 tarihli mektubundan:

Funda Yıldız’ın 15.11.2018 tarihinde Mehmet Ender Daban’a yazdığı mektubundan:

Funda Yıldız’ın 17.12.2018 tarihinde Mehmet Ender Daban’a yazdığı mektubundan:

Funda Yıldız’ın 16.01.2019 tarihinde Mehmet Ender Daban’a yazdığı mektubundan:

Funda Yıldız’ın 15.11.2018 tarihinde Mehmet Ender Daban’a yazdığı mektubundan:

Funda Yıldız’ın 16.11.2018 tarihinde Mehmet Ender Daban’a yazdığı mektubundan:

Funda Yıldız’ın 6.Şubat.2019 tarihinde Mehmet Ender Daban’a yazdığı mektubundan:

Funda Yıldız’ın 24.12.2018 tarihinde Mehmet Ender Daban’a yazdığı mektubundan:

Funda Yıldız’ın 16.01.2019 tarihinde Mehmet Ender Daban’a yazdığı mektubundan:

Funda Yıldız’ın 16.01.2019 tarihinde Mehmet Ender Daban’a yazdığı mektubundan:

Funda Yıldız’ın 20.10.2018 tarihinde Mehmet Ender Daban’a yazdığı mektubundan:

Funda Yıldız’ın 16.11.2018 tarihinde Mehmet Ender Daban’a yazdığı mektubundan:

Funda Yıldız’ın 20.10.2018 tarihinde Mehmet Ender Daban’a yazdığı mektubundan:

Funda Yıldız’ın 22.10.2018 tarihinde Mehmet Ender Daban’a yazdığı mektubundan:

Funda Yıldız’ın 22.10.2018 tarihinde Mehmet Ender Daban’a yazdığı mektubundan:

Yorum Gönder

0 Yorumlar