MÜVEKKİL ADNAN OKTAR’DAN BASIN DUYURUSUDUR
BUGÜN TERS KELEPÇEYİ ELEŞTİRENLER, GEÇMİŞTEKİ SESSİZLİKLERİYLE BUGÜN YAŞANANLARIN TEMELİNİ ATMIŞTIR
8 yıl önce, müvekkil Adnan Oktar’ın hanım arkadaşları ters kelepçe ile yüz üstü yatırılmış, saatlerce bu şekilde bekletilmiş, yüzlerine postal ile basılmış ve üzerlerinde köpekler gezdirilmişti. Bu uygulamaya o zaman HİÇ KİMSE ses çıkarmamıştı; birkaç yıl sonra bu görüntüler basına servis edildiğinde de HİÇ KİMSE ses çıkarmadı.
Bugün Deniz Göktaş’a ters kelepçe takıldığında, “adam mı öldürdü?”, “katliam mı yaptı?” diye soranlar; “ters kelepçe işkencedir, insan hakları ihlalidir” diyenler, masum, tertemiz, eğitimli, aydın, ve en önemlisi polise hiçbir direnç göstermeyen kadınlar ters kelepçe ile saatlerce yüz üstü yerde bekletildiklerinde, en küçük bir savunma, koruma, empati belirtisi göstermemişlerdi. Bazı gazetecilerin, siyasilerin ve yorumcuların bu tepkisizliği, “benden olmayana ne olursa olsun” tavrı, bugünkü noktaya gelinmesinin sebebi olmuştur.
Bugünkü hukuksuzlukların ilk provası, müvekkil Adnan Oktar ve arkadaşlarıyla yapılmıştır.
Geçtiğimiz haftalarda, komedyen Deniz Göktaş göz altına alındığında, ters kelepçe takılması, basında ve sosyal medyada çok büyük bir gündem konusu oldu. Sadece gazeteciler değil, bazı siyasiler de ters kelepçe uygulamasını sert bir dille eleştirdi. Türkiye Barolar Birliği bir açıklama yayınladı ve hatta suç duyurusunda bulundu.
https://gazeteoksijen.com/turkiye/komedyen-deniz-goktasa-ters-kelepceye-suc-duyurusu-282682
https://www.youtube.com/watch?v=SzBqIITKtAE
https://www.youtube.com/watch?v=P9a_JeI50x4
https://x.com/timursoykan/status/2072691193096417503
https://www.dailymotion.com/video/xakrtvu
https://www.sozcu.com.tr/son-dakika-komedyen-deniz-goktas-havalimaninda-gozaltina-alindi-p333124
https://halktv.com.tr/makale/ters-kelepce-1040097
https://serbestiyet.com/gunun-yazilari/ters-kelepce-hani-kursun-siksan-gecmez-geceden-243276/
https://tihv.org.tr/basin-aciklamalari/ters-kelepce-iskencedir-1-mayis-2024/
Ters kelepçe için “Utanç veren zulüm”, “Ters kelepçe işkencedir” diyenler;
Ters kelepçeyi görünce “çileden çıkanlar”, “isyan edenler”, “suç duyurusunda bulunanlar”; müvekkilin hanım arkadaşlarına ters kelepçe takıldığında insan haklarını, işkenceyi, zulmü unutmuşlar, vicdanlarının sesini kapatarak, kör, sağır ve dilsiz olmuşlardır. Hatta bir kısmı bu görüntülerden keyif alıp alkışlamıştır.
Müvekkilin hanım arkadaşlarına takılan ters kelepçe ve uygulanan muamele, Deniz Göktaş’a yapılandan çok daha ağırdır.
Ters kelepçelenen hanımların tamamı hayatları boyunca devlete bağlılığını ifade eden, polise, askere karşı sevgi ve saygısını her imkanda gösteren, bir kez bile suç işlememiş, karakola dahi gitmemiş, eğitimli, iyi yetişmiş, görgülü, munis, mütedeyyin, tertemiz genç kadınlardır. Polis operasyonu sırasında en küçük bir direniş göstermemiş, polislere kolaylık sağlamış, polisi tedirgin edecek en küçük bir davranışta bulunmamışlardır.
Bu genç kadınların ters kelepçelenip, yere yatırılıp, saatlerce bu şekilde bekletilmelerine; üzerlerine postal ile basılarak, polis köpekleri ile korkutulmalarına, dehşet ve endişe dolu bir ortam oluşturulmasına; ve bu görüntülerin basında ve sosyal medyada yayınlanmasına HİÇ KİMSE sesini çıkarmamıştır.
Unutmamak gerekir ki, haksızlık bir anda herkesi kuşatmaz. Önce en savunmasızlarla başlar; sessizlik ölçülür. Tepki gelmezse sınır biraz daha genişletilir. En sonunda herkes kendi sırasını beklemeye başlar.
Alman teolog Martin Niemöller’in sözleri bu durumu çok iyi açıklamaktadır:
“Önce başkaları için geldiler, ses çıkarmadı; sonunda kendisi için geldiklerinde konuşacak kimse kalmamıştı.”
Bugün sevmediğiniz birine yapılan hukuksuzluğu alkışladığınızda, yalnızca onun hakkının çiğnenmesine destek vermiş olmazsınız. Yarın sizi koruyacak olan adalet, hakkaniyet, empati duvarını da kendi elinizle yıkmış olursunuz.
Haksızlık, adaletsizlik, hukuksuzluk yalnızca onu yapanların gücüyle yayılmaz; kendisine dokunmadığı için ses çıkarmayanların, hatta o topluluğu sevmediği veya aynı görüşte olmadığı için sevinenlerin ve “Bunu hak etti” diyerek hukuksuzluğu meşrulaştıranların tavrıyla da büyür. Herkes yalnızca kendi mahallesinin hakkını savunursa; nihayetinde hukuk çöktüğünde, hiçbir mahalle kendisini koruyamaz hale gelir.
En başta CHP’li siyasetçiler olmak üzere
Sn. Murat Ağırel
Sn. Nevşin Mengü
Sn. Özlem Gürses
Sn. Timur Soykan
Sn. Barış Pehlivan
Sn. İsmail Saymaz
Sn. Zafer Arapkirli
Sn. Mehmet Tezkan
Sn. Deniz Zeyrek
Türkiye Barolar Birliği, Sözcü TV, Halk TV ….
Hakkı, hukuku, adaleti, adil yargılanmayı sadece sizden olanlar için isteyip, sizle aynı fikirde olmayanlar için istemediğiniz sürece; herkesin hak ve hukukunu gözetmediğiniz sürece; Türkiye’de adaletin tesis edilemeyeceğinin, haksızlık ve hukuksuzlukların tırmanarak artacağının idrak edilmesi son derece önemlidir.
“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganıyla, sadece CHP’nin değil, sol görüşlü basının ve Türkiye Barolar Birliği gibi meslek kuruluşlarının da samimiyeti tarihi bir denemeden geçmektedir.
Müvekkil Adnan Oktar, bir çok konuda aynı görüşte olmadığı halde Sn. Deniz Göktaş’ın ters kelepçeli görüntülerinden rahatsız olduğunu ifade etmektedir. Müvekkil bu vesile ile, bir kez daha, adalet, hak ve hukuk arayışında seçiciliğin olamayacağını; adaletin herkes için istenmesi gerektiğini hatırlatmaktadır.
Kamuoyunun bilgilerine bilvekale sunarız. 21.07.2026
0 Yorumlar