Müslümanlar, Hristiyanlar ve Museviler,
Asla Kan Dökmeyecek Olan Aynı Mehdi'yi Beklemektedir

Geçtiğimiz günlerde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD'nin İran saldırılarıyla ilgili yorum yaparak şu sözleri sarf etmiştir:

"Asıl düşmanımız On İkinci İmamdır.

Biz İran ile savaşıyoruz çünkü onlar On İkinci İmam Mehdi'nin geri dönmesi gerektiğine inanıyorlar. Bu savaş siyaset değil, bu, kıyamet savaşıdır."

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun burada sarf ettiği ifadelerle önemli bir hataya düştüğünü belirtmek gerekir. Bu konuda müvekkil Adnan Oktar, önemli hususlara dikkat çekmek ve ciddi bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek istemektedir. Müvekkilin görüşleri aşağıda takdirinize sunulmaktadır:

12. İmam Kavramı, Bir Kısım Hristiyanlar ve Museviler Tarafından Yanlış Anlaşılmaktadır

12. İmamın gelişi, Şii inancında, ahir zamanda Mehdi’nin zuhur etmesi anlamını taşır. Şii inancında, 12. İmam'ın gaybette olduğuna, yani Allah tarafından gizlendiğine inanılır. İnanışa göre 12. İmam, ahir zamanda ortaya çıkacak ve adaleti yeniden tesis edecektir.

Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 12. İmam konusunu gündeme getirirken, Şiilerin beklemekte oldukları 12. İmam'ın, kendileri için kötü bir şey olduğunu zannediyor olacak ki, Şii inancındaki 12. İmam'ı, yani çıkacak olan Mehdi'yi, "düşman" olarak nitelendirmiş ve İran ile savaşı buna dayandırmıştır.

Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ile birlikte resmedilen 12 İmam. Şiiler, -hatalı bir yorumla- 12. İmam'ın, yani Hz. Mehdi'nin gizlendiğine ve ahir zamanda gizlendiği yerden zuhur edeceğine inanırlar.

OYSA MÜSLÜMANLARININ BEKLEDİĞİ MEHDİ; HRİSTİYANLARIN BEKLEDİĞİ FARAKLİT İLE ve MUSEVİLERİN BEKLEDİĞİ MOŞİYAH İLE AYNI KİŞİDİR. Müslümanlar için, ahir zamanda çıkacak ve kargaşa, felaketler ve zorluklar içindeki yeryüzünü HUZURA, ADALETE VE BARIŞA KAVUŞTURACAK OLAN MEHDİ, Hristiyanlık ve Musevilikte de aynı misyonu üstlenmiş olan aynı kişidir. Dolayısıyla Şiilere göre 12. İmam olarak tanımlanan kişi, yani MEHDİ, RUBİO'NUN VEYA ABD'NİN SAVAŞMASI GEREKEN BİR DÜŞMAN DEĞİL, ZATEN BEKLEMEKTE OLDUĞU KURTARICIDIR.

Hristiyanların Beklediği Faraklit, Mehdi'dir

İncil'de, dünyanın son döneminde yeryüzüne bir kurtarıcının gönderileceği haber verilir. İncil'de bu kurtarıcının ismi FARAKLİT olarak belirtilmiştir. Faraklit'in kelime anlamı, Yardımcı, Hakikat Ruhu, Tesellicidir. Hz. İsa, İncil'de, Kendisinin ismiyle bir kurtarıcının yani FARAKLİT'İN GELECEĞİNİ haber vermiştir. Hz. İsa'nın müjdesini verdiği, ahir zamanda yeryüzüne gönderilecek olan bu kurtarıcı, diğer dinlerde de haber verilmiş olan MEHDİ'DİR.

Faraklit'i müjdeleyen İncil pasajları şu şekildedir:

Eğer beni seviyorsanız, emirlerimi gözetirsiniz. Ben de Allah’a yalvaracağım ve O SİZE BAŞKA BİR "FARAKLİT" GÖNDERECEKTİR. (Yuhanna, 14:15-16)

FARAKLİT, ÖYLE BİR HAKİKAT RUHUDUR Kİ, RAB ONU BENİM İSMİMLE GÖNDERECEKTİR.
O size her şeyi öğretecek ve benim size söylediklerimi de tekrar hatırlatacaktır. (Yuhanna, 14:26)

FARAKLİT GELDİĞİNDE BENİM İÇİN ŞAHİTLİK EDECEKTİR
ve siz de bana şahitlik edersiniz. (Yuhanna, 15:26-27)

Ben size hakkı söylüyorum.
BENİM GİTMEM SİZİN İÇİN HAYIRLIDIR. ÇÜNKÜ BEN GİTMEZSEM FARAKLİT SİZE GELMEZ. AMA BEN GİDERSEM ONU SİZE GÖNDERİRİM. (Yuhanna, 16:7)

FARAKLİT GELDİĞİNDE BÜTÜN ALEMİ HATALARI SEBEBİYLE KINAR VE ONLARI TERBİYE EDER.
Günah konusunda, çünkü bana iman etmezler. Doğruluk konusunda, çünkü Allah’a gidiyorum ve artık beni göremezsiniz. Ve hüküm konusunda, çünkü bu dünyanın reisinde hükmedilmiştir. Size söyleyecek daha çok şeylerim var, fakat şimdi dayanamazsınız. FAKAT O, YANİ HAKİKAT RUHU GELİNCE, SİZE HER HAKİKATE YOL GÖSTERECEK. Zira kendiliğinden söylemeyecektir, fakat her ne işitirse söyleyecek ve gelecek şeyleri size bildirecektir. (Yuhanna, 16:8-13)

Hristiyanlığa göre, ahir zamanda ortaya çıkacak olan kurtarıcı, yani Mehdi, şu anki bazı Hristiyanların yaptığının aksine SAVAŞTAN YANA OLMAYACAK, TAM AKSİNE, YERYÜZÜNE BARIŞ GETİRECEKTİR:

Bundan sonra yeni bir gökle yeni bir yeryüzü gördüm... ARTIK NE YAS, NE AĞLAYIŞ, NE DE ISTIRAP OLACAK. ÇÜNKÜ ÖNCEKİ DÜZEN ORTADAN KALKTI. (Vahiy, 21:4)

İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi. İsa konuşmaya başlayıp onlara şunları öğretti: "Ne mutlu ruhta yoksun olanlara! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır... Onlar teselli edilecekler. Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar. Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar. Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü onlar merhamet bulacaklar. Ne mutlu yüreği temiz olanlara!...
NE MUTLU BARIŞI SAĞLAYANLARA! ÇÜNKÜ ONLARA ALLAH KULLARI DENECEK. Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır." (Matta, 5:1-11)

Musevilerin Beklediği Moşiyah, Mehdi'dir

Mehdi'nin, Musevilerin tabiriyle Moşiyah'ın geleceğine inanmak, Museviliğin temel inanç esaslarından biridir. Musevilerin 12. yüzyıldan bu yana en büyük Tevrat alimlerinden biri olarak kabul ettikleri Haham Maimonides (İbn-i Meymun), Museviliğin 13 temel inanç esasından on ikincisini, "MOŞİYAH'IN GELECEĞİNE İNANMAK" olarak açıklamıştır. Bu esaslara göre, Musevilerin Moşiyah ile ilgili inançları şu sözlerle belirlenmiştir ve Moşiyah'ı bekleyen Museviler tarafından tekrar edilir: "Moşiyah'ın geleceğine gönülden inanıyorum, gelişi gecikse bile, her gün onun gelişini bekliyorum."

Moşiyah'ın gelişi hahamlar için en büyük beklentidir. Lubaviç cemaatinin baş hahamı Menachem Mendel Schneerson'un, Moşiyah'ın gelişi ile ilgili gerçekleştirdiği kampanyalardan birinde, "Kral Moşiyah'ın kehaneti. Kurtuluş zamanınız geldi" yazmaktadır.

Tevrat'ta ve çeşitli Musevi kaynaklarda, TAM OLARAK HADİSLERLE MUTABIK BİR ŞEKİLDE, AHİR ZAMANDA GELECEK OLAN MEHDİ'NİN TARİFİ YAPILIR. Moşiyah olarak adlandırılan Mehdi, yeryüzünü felaketlerin, kıtlığın, dinsizliğin, sahtekarlığın, dejenerasyonun, adaletsizliğin, mutsuzluğun ve sevgisizliğin sardığı bir dönemde, TÜM GÖNÜLLERE ŞİFA OLACAK BİR KURTARICI olarak gelecektir. Tevrat'ta ve Musevi kaynaklarda tarif edilen Moşiyah ile ilgili tüm tarifler, hadislerdeki Mehdi tarifleriyle tam olarak uyumludur.

MOŞİYAH'IN GELİŞİ, İNSANLAR İÇİN KURTULUŞ, ADALET, BOLLUK, SEVGİ, BARIŞ DÖNEMİ OLACAKTIR. HİÇ KİMSE ZARAR GÖRMEYECEK, KİMSE ÜZÜLMEYECEKTİR. Dolayısıyla Moşiyah'ın gelişi, tüm Museviler için bir MÜJDE olarak kabul edilir. Bu, aynı kurtarıcıyı, yani Mehdi'yi bekleyen Müslümanlar için de bir müjdedir.

Moşiyah'ın gelişiyle gerçekleşecek olayların bazıları Tevrat'ta ve Musevi kaynaklarda şöyle anlatılmıştır:

Kralınız ULUSLARA BARIŞI DUYURACAK. Onun egemenliği bir denizden bir denize, Fırat'tan yeryüzünün uçlarına dek uzanacak. (Zekeriya, 9:10)

SAVAŞ ARABALARINI... UZAKLAŞTIRACAĞIM. SAVAŞ YAYLARI KIRILACAK
. Kralınız [Hz. Mehdi] ULUSLARA BARIŞI DUYURACAK... (Zekeriya, 9:10)

Mesih döneminde...
SAVAŞLAR OLMAYACAK VE BİR MİLLET DİĞER BİR MİLLETE KILIÇ KALDIRMAYACAK... (Maimonides, Mişna Tora, Sanhedrin 10:1)

...Son günlerde... Rab birçok halkın arasındaki anlaşmazlıkları çözecek...
ULUS ULUSA KILIÇ KALDIRMAYACAK, SAVAŞ EĞİTİMİ YAPMAYACAKLAR ARTIK. (Yeşaya, 2:2-4; Mika, 4:1-3)

SAVAŞ ARABALARINI Efrayim'den, atları Yeruşalim'den (Kudüs'ten) UZAKLAŞTIRACAĞIM.
SAVAŞ YAYLARI KIRILACAK... (Zekeriya, 9:10)

O dönemde,
AÇLIK YA DA SAVAŞ, HASET YA DA DÜŞMANLIK OLMAYACAK... (Maimonides, Mişna Tora, Kralların Kanunları 12:5)

...
ÜLKEDEN YAYI, KILICI, SAVAŞI KALDIRACAĞIM, GÜVENLİK İÇİNDE YATIRACAĞIM ONLARI. (Hoşea, 2:18)

...
ÜLKENİZE BARIŞ SAĞLAYACAĞIM. KORKU İÇİNDE YATMAYACAKSINIZ... SAVAŞ YÜZÜ GÖRMEYECEKSİNİZ. (Levililer, 26:5-6)

"...
TOPLADIKLARI SİLAHLARI YAKACAKLAR. KÜÇÜK BÜYÜK KALKANLARI, YAYLARI, OKLARI, SOPALARI, MIZRAKLARI ATEŞE ATACAKLAR... YAKMAK İÇİN SİLAHLARI KULLANACAKLAR..." Egemen Rab böyle diyor. (Hezekiel, 39:9-10)

...
İNSANLAR KILIÇLARINI ÇEKİÇLE DÖVÜP SABAN DEMİRİ, MIZRAKLARINI BAĞCI BIÇAĞI YAPACAKLAR... (Yeşaya, 2:4; Mika, 4:3)

...
KİMSE ZARAR VERMEYECEK, YOK ETMEYECEK... (Yeşaya, 11:9)

[Hz. Mehdi'nin] davranışının temeli
ADALET VE SADAKAT olacak. (Yeşaya, 11:5)

[Hz. Mehdi'nin]
krallığının asası ADALET ASASIDIR... (Mezmurlar, 45:6-7)

[Hz. Mehdi]
YARGILARKEN ADALETİ ARAYACAK... (Yeşaya, 16:5)

[Hz. Mehdi'nin]
YOKSULLARI ADALETLE YARGILAYACAK... (Yeşaya, 11:4)

... O [Hz. Mehdi]
ADİL KURTARICI VE ALÇAKGÖNÜLLÜDÜR... (Zekeriya, 9:9)

Müslümanlar, Hristiyanlar ve Museviler, Aynı Mehdi'yi Beklemektedirler

Yukarıda bir kısmını verdiğimiz Tevrat ve İncil pasajlarında, Hz. Mehdi'nin özellikleri ve oluşturacağı barış ortamı tarif edilmekte ve tüm bunlar, içinde bulunduğumuz ahir zamana işaret etmektedir.

Bütün bu tarifler, Peygamberimiz Hz. Muhammed tarafından da 1400 sene önce yapılmıştır.

Hadisler, içinde bulunduğumuz ahir zamanın tüm özelliklerini tarif etmekte, stratejik ve münferit olaylar, hadislerde tarif edildiği şekilde hali hazırda yaşanmaktadır. Hadislerdeki pek çok olayın BİREBİR GERÇEKLEŞMİŞ olması, MEHDİ'NİN GELİŞİNİN ÇOK YAKLAŞTIĞININ da habercisidir.

Hadisler ile tarif edilen Mehdi; Tevrat ve İncil'de tarif edilen, ahir zamanda ortaya çıkacak kurtarıcı ile AYNIDIR. Hadislere göre Mehdi, tüm zorluk, nefret ve öfkeyi ortadan kaldıracak, onun döneminde ASLA KAN DÖKÜLMEYECEKTİR. Konuyla ilgili bazı hadisler şu şekildedir:

İnsanlar, bal arılarının beyleri etrafında toplanması gibi, Hz. Mehdi (as)'ın çevresinde toplanırlar. (HZ. MEHDİ (AS)) DAHA ÖNCE ZULÜMLE DOLU OLAN DÜNYAYI, ADALETLE DOLDURUR. Adaleti o denli olur ki, UYKUDA OLAN BİR KİMSE DAHİ UYANDIRILMAZ VE BİR DAMLA KAN BİLE AKITILMAZ. DÜNYA, ADETA ASRI SAADET DEVRİNE GERİ DÖNER. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 29, 48)

Hz. Mehdi (as), Peygamber (sav)'in yolunda gidecek,
UYUYAN KİŞİYİ UYANDIRMAYACAK, KAN DA AKITILMAYACAKTIR. (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, Pamuk Yayınları, Kıyamet Alametleri, sf. 163)

(Hz. Mehdi (as)) zamanında
NE BİR KİMSE UYKUSUNDAN UYANDIRILACAK NE DE BİR KİMSENİN BURNU KANAYACAKTIR. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 44)

Ona (Hz. Mehdi (as)'a) biat edenler, (Kabe civarındaki) rükun ve makam arasında biat ederler.
UYUYANI UYANDIRMAZ, ASLA KAN DÖKMEZLER. (El-Heytemî, El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 24)

Bu (Emir) de (Hz. Mehdi (as)) insanlar yeryüzünü daha önce zulüm ile doldurdukları gibi
YERYÜZÜNÜ ADALETLE DOLDURACAKTIR. (Sünen-i İbn-i Mace, 10/348)

Zulüm ve fıskla dolu olan dünya, o (Hz. Mehdi (as)) geldikten sonra
ADALETLE DOLUP TAŞACAKTIR. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 20)

Hz. Mehdi (as)'ın zamanında
ADALET O KADAR BOL OLACAK Kİ, ZORLA ALINAN HER MAL SAHİBİNE GERİ İADE EDİLECEKTİR. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 23)

KAP SU İLE DOLDUĞU GİBİ YERYÜZÜ BARIŞLA DOLACAKTIR
. Hiçbir kimse arasında bir DÜŞMANLIK KALMAYACAKTIR. Ve bütün DÜŞMANLIKLAR, BOĞUŞMALAR, HASETLEŞMELER MUHAKKAK KAYBOLUP GİDECEKTİR. (Sahih-i Müslim, 1/136)

Kâimimiz kıyam edince
İNSANLARIN KALBİNDEKİ DÜŞMANLIK VE İHTİLAF SEBEPLERİNİ KÖKTEN KAZIYACAKTIR. Böylece genel bir asayiş ve emniyet meydana gelecektir. (Bihar-ul Envar, c. 52, s. 336)

SAVAŞ (ERBABI) DA AĞIRLIKLARINI (SİLAH VE MALZEMELERİNİ) BIRAKACAK
. (Sünen-i İbn Mace, 10/334)

DÜŞMANLIK VE KİNİ DE KALDIRACAKTIR
. Zehirli olan her hayvanın zehri de sökülüp alınacaktır. Hatta küçük oğlan çocuğu, elini yılanın ağzına sokacak da yılan ona zarar vermeyecektir. Kurt, koyun-keçi sürüsü içinde sürünün köpeği gibi olacaktır. (Sünen-i İbni Mace, Kitabü-l fiten Tercemesi ve Şerhi- Kahraman Neşriyat, cilt 10, Mütercim: Haydar Hatipoğlu, Bab 33, s. 331-335)

Hadisler, İncil, Tevrat ve Musevi kaynaklardan da anlaşılabileceği gibi, Mehdi, KAN DÖKÜLEREK DEĞİL, KAN DÖKÜLMESİN DİYE çıkacaktır. Mehdi, savaşları tamamen bitirecek ve yeryüzünde, tüm dünyayı kapsayan, BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BİR SEVGİ VE REFAH RUHU hakim olacaktır.

Söz konusu hadislere göre, Şii inançta yer alan 12. İmamın tekrar geleceğine dair düşünce, aslında beklenen Mehdi tarifleriyle örtüşmeMEktedir. Şii inancında, 12. İmamın gayb halinde bulunduğu, zamanı geldiğinde ortaya çıkacağı gibi bir düşünce yer almaktadır. Böyle bir düşünce tarzı, aklın ihtiyarını kaldıracak nitelikte olmasının yanında, hadislerde tüm soy ağacı, doğum şekli ve fiziksel özellikleriyle tarif edilmiş olan Mehdi izahıyla UYUŞMAMAKTADIR.

ANCAK YORUM FARKLI OLSA DA, Şİİ MÜSLÜMANLARIN BEKLENTİSİNİN DE, YİNE KURTARICI MEHDİ OLDUĞUNU ANLAMAK GEREKİR. Bu bakımdan onlar, Mehdi'yi bekleyen Hristiyan ve Musevilerle aynı beklenti içindedir.

Şunu da belirtmek gerekir ki, hadislere göre Mehdi, ahir zamanda, imanın insanların kalbine yerleşmesi ve sevginin hakim olması için çok çaba harcayacak ancak hep zorluklarla karşılaşacaktır. Onun insanlar tarafından Mehdi olarak kabulü, yaşadığı bu büyük zorlukların ardından gelecektir.

Hz. İsa, Şu Anda Yeryüzündedir

Ahir zamanda, barışın ve sevginin hakim olması için verilen mücadele, MEHDİ VE HZ. İSA'NIN BİRLİKTE ÇABALARIYLA gerçekleşecektir. İslam inancına göre, asılmamış, öldürülmemiş; ancak Allah'ın Katına yükseltilmiş olan Hz. İsa, AHİR ZAMANDA TEKRAR YERYÜZÜNE GÖNDERİLECEKTİR.

Kuran'da Hz. İsa'nın Allah'ın Katına yükseltilmiş olduğu şu şekilde haber verilir:

Ve: "Biz, Allah'ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük" demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) OYSA ONU ÖLDÜRMEDİLER VE ONU ASMADILAR. AMA ONLARA (ONUN) BENZERİ GÖSTERİLDİ. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. ONU KESİN OLARAK ÖLDÜRMEDİLER.

HAYIR; ALLAH ONU KENDİNE YÜKSELTTİ. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Nisa Suresi, 157-158)

Bu ayetlerin hemen ardından Allah, Hz. İsa'ya, ölmeden önce, Kitap Ehli'nden, yani Musevi ve Hristiyanlardan İNANMAYACAK KİMSE KALMAYACAĞINI belirtmektedir.

Andolsun, KİTAP EHLİNDEN, ÖLMEDEN ÖNCE ONA İNANMAYACAK KİMSE YOKTUR. Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahit olacaktır. (Nisa Suresi, 159)

Bundan 2000 yıl önce, peygamber olarak geldiği dönemde Hz. İsa'ya oldukça az sayıda Musevi'nin inandığı ve pek az bir topluluğun Hristiyanlığı kabul ettiği dikkate alınacak olursa, ÖLMEDEN ÖNCE, Hz. İsa'ya KİTAP EHLİ'NİN TAMAMININ İNANACAĞI DÖNEM, ONUN TEKRAR GELECEĞİ DÖNEM OLACAKTIR. Zaten Kuran, Hz. İsa'nın ÖLDÜRÜLMEDİĞİNİ haber vermiş olduğundan, "ölmeden önce" ifadesiyle de, Hz. İsa'nın ikinci zuhurundan sonra gerçekleşecek olan gerçek ölümüne dikkat çekilmektedir.

Hz. İsa'nın ikinci gelişine bir diğer delil, Al-i İmran Suresi 55. ayettir. Allah ayetinde, Hz. İsa'ya uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğini bildirmektedir:

Hani Allah, İsa'ya demişti ki: "EY İSA, DOĞRUSU SENİN HAYATINA BEN SON VERECEĞİM, SENİ KENDİME YÜKSELTECEĞİM, SENİ İNKAR EDENLERDEN TEMİZLEYECEĞİM VE SANA UYANLARI KIYAMETE KADAR İNKARA SAPANLARIN ÜSTÜNE GEÇİRECEĞİM. Sonra dönüşünüz yalnızca Bana'dır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim." (Al-i İmran Suresi, 55)

Bilindiği gibi Hz. İsa'nın geldiği dönemde, kendisine uyan oldukça az sayıda kişi vardı. Dolayısıyla, Hz. İsa'nın, inkarcılardan temizlenmesi ve ona uyanların kıyamete kadar inkara sapanların üzerine geçirilmesi, ANCAK VE ANCAK HZ. İSA'NIN YERYÜZÜNE TEKRAR GELİŞİ İLE MÜMKÜN OLACAKTIR. İşte o zaman, gerçek anlamda, ona İNANMAYACAK KİMSE KALMAYACAKTIR.

Bu konuda Kuran'dan oldukça önemli bir başka delil ise, Hz. İSA'NIN, KIYAMET SAATİ İÇİN BİR BİLGİ olmasıdır:

ŞÜPHESİZ O, KIYAMET-SAATİ İÇİN BİR BİLGİDİR. Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve Bana uyun. Dosdoğru yol budur. (Zuhruf Suresi, 61)

Allah, bu ayet ile Hz. İsa'nın doğrudan, kıyamet için bir işaret olduğunu belirtmektedir. Ayetin işaret ettiği anlam, HZ. İSA'NIN, AHİR ZAMANDA YENİDEN YERYÜZÜNE DÖNECEĞİ VE BUNUN DA BİR KIYAMET ALAMETİ OLACAĞIDIR.

Hz. İsa, Müslümanların da Peygamberidir

Allah ayetinde Müslümanlara, peygamberlerden hiçbirini diğerinden ayırt etmemeyi öğütlemiştir:

Deyin ki: "Biz, Allah'a; bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilen ile peygamberlere Rabbinden verilene iman ettik. ONLARDAN HİÇBİRİNİ DİĞERİNDEN AYIRT ETMEYİZ ve biz O'na teslim olmuşlarız." (Bakara Suresi, 136)

Allah tarafından gönderilmiş her peygamber, tüm insanlığa gönderilmiştir. Dolayısıyla her biri, MÜSLÜMANLARIN DA PEYGAMBERİDİR.

İşte bu nedenle MÜSLÜMANLAR OLARAK BİZLER, HZ. İSA'YI ÇOK SEVİYOR VE ONUN AHİR ZAMANDA GELİŞİNİ BÜYÜK BİR HEYECANLA BEKLİYORUZ. Hatta şu anda ONUN YERYÜZÜNDE OLDUĞUNU VE BİR HRİSTİYAN TOPLULUĞUNUN İÇİNDE OLDUĞUNU düşünüyoruz. O'nun gelişinin yeryüzünde ÇOK BÜYÜK GÜZELLİKLERE VESİLE OLACAĞINA inanıyoruz. Hz. İsa'nın, Hz. Mehdi ile birlikte tüm dünyaya barış ve huzuru getireceğini ve birlikte hareket edeceklerine inanıyoruz. BU ÖNEMLİ MÜJDEDEN, TÜM DÜNYANIN BİR AN ÖNCE HABERDAR OLMASINI İSTİYORUZ.

Dolayısıyla, Kuran'ı gerçekten anlayan Müslümanlar için, Hz. İsa'nın gelişi büyük bir müjdedir. Gerçek bir Müslümanın bakış açısının her zaman Kuran'a uygun olması ve her Müslümanın, Hz. İsa'nın gelişini heyecanla beklemesi gerekir. Gerçek Müslümanlık, PIRIL PIRIL BİR GELECEK İÇİN BARIŞ VE İTTİFAK PLANLARI YAPARKEN, Müslümanları ve beklentilerini "düşman" görmek, bu dönemde düşülebilecek en büyük yanılgıdır.

Sonuç

Özetle, aslında Müslümanlar da, Hristiyanlar da, Museviler de, aynı kurtarıcıyı beklemektedirler. Bu kurtarıcının ismi Müslümanlar için Mehdi, Hristiyanlar için Faraklit, Museviler için Moşiyah'dır. İsimlerinin farklı olması bir şeyi değiştirmemekte, hepsi, AYNI KUTLU ŞAHSA işaret etmektedir.

Her üç din de, gelecek olan bu kurtarıcıyı, barışı ve adaleti hakim kılacak, insanlara huzur, bolluk ve mutluluk getirecek, yeryüzündeki kargaşayı sona erdirip sükunu sağlayacak bir şahıs olarak tarif etmektedir. Onun gelişiyle, yeryüzünde savaşlar duracak, farklı inançtaki insanlar da birbirleriyle barış içinde yaşayacaklardır.

Dolayısıyla her üç dinde de, Mehdi'nin çıkışı, BARIŞIN VE KURTULUŞUN HABERCİSİ olacaktır.

Bu konuda her üç dinde de deliller, yukarıda izah ettiğimiz şekilde, ÇOK NETTİR.

Hal böyleyken, Mehdi'nin gelişi için bir dünya savaşı çıkarmak veya bir tarafın Mehdi beklentisini durdurmak için ona savaş ile karşılık vermek, müthiş bir akıl tutulmasıdır. Yeryüzünü kana bulayıp, barış getirecek Mehdinin beklentisi içinde olmak, MEHDİ'NİN GELİŞ AMACINA DA, MEHDİ'Yİ BEKLEME MİSYONUNA DA TAM ANLAMIYLA ZITTIR.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun 12. İmam ile savaş yorumu işte bu yüzden müthiş bir yanlıştır.

Sayın Trump,

Yukarıda yer verilen müvekkil Adnan Oktar'ın görüşleri ile ilgili olarak sizin görüşleriniz bizler için önem taşımaktadır. Bu hususlarla ilgili geri dönüşünüzü, önem ve ilgiyle bekliyor olacağız.

Müvekkilin görüşlerini takdirinize sunar, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.