Son Yayınlar

6/recent/ticker-posts

Sayın Hadi Özışık, Cübbeli Ahmet’in Gerçek Dışı Beyanlarına İtibar Etmeyecektir

MÜVEKKİL ADNAN OKTAR’DAN TEKZİPTİR

SAYIN HADİ ÖZIŞIK, CÜBBELİ AHMET HOCA’NIN GERÇEK DIŞI BEYANLARINA İTİBAR ETMEYECEK FERASETTE BİR İNSANDIR

Müvekkil Adnan Oktar, Sayın Hadi Özışık’ın hem sağ görüşlü ve dindar hem de modern ve kaliteli bir insan olduğunu görmekte ve takdir etmektedir. Kendisinin dürüst samimi ve vicdanlı davranacağına inanmakta, samimiyetten ve gerçeklerden uzak açıklamalara itibar etmeyeceğini düşünmektedir.

Sayın Hadi Özışık’ın YouTube kanalında gerçekleştirdiği bir sohbet programında, Cübbeli Ahmet Hoca tarafından müvekkil Adnan Oktar hakkında sarfedilen gerçekdışı itham ve iddialara karşı müvekkilin cevaplarına yer vermesi kendisine yakışan bir tutum olacaktır.

Öncelikle Cübbeli Ahmet Hoca’nın, “İsmailağa cemaatinin merhum lideri Mahmut Efendi Hazretleri’nin müvekkil Adnan Oktar ile güya görüşmek istemediği” şeklindeki iddiası, gerçek dışı ve baştan aşağı uydurma bir hikayedir.

MÜVEKKİL ADNAN OKTAR, MAHMUT EFENDİ HAZRETLERİ İLE HER GÖRÜŞMESİNDE MAHMUT EFENDİ HAZRETLERİ’NİN SEVGİSİ, MUHABBETİ VE GÜZEL TAVRI İLE KARŞILANMIŞTIR. MÜVEKKİL NEZAKETİ GEREĞİ UZUN SÜRE KALIP RAHATSIZLIK VERMEMEK İSTESE DE, MAHMUT EFENDİ HAZRETLERİ ISRARLA MÜVEKKİLİN KALKMASINA İZİN VERMEMİŞ, UZUN UZUN KENDİSİYLE SOHBET ETMEK İSTEMİŞTİR. BU DURUMA BAŞTA MAHMUT EFENDİ HAZRETLERİNİN YAKIN TALEBELERİNDEN SAYIN MEHMET TALU HOCA OLMAK ÜZERE ORTAMDA BULUNAN ÇOK SAYIDA KİŞİ ŞAHİTTİR.

Ayrıca, Cübbeli Ahmet Hoca’nın müvekkil Adnan Oktar ile Rahmetli Mahmut Efendi Hazretleri’nin görüşmeleri hakkında Mahmut Efendi Hazretleri hayattayken tek kelime etmeyip, vefatının ardından konuşmaya başlaması da dikkat çekicidir.Kendisi de gayet iyi bilmektedir ki, Mahmut Efendi Hazretleri müvekkil Adnan Oktar’ı

  • Çok iyi tanıyan,
  • Eserlerini ve ilmi çalışmalarını takdir eden,
  • Çok sevip değer veren,
  • Onunla sohbet etmekten zevk alan bir insandır.

Eğer Cübbeli Ahmet böyle bir konuşmayı Mahmut Efendi Hazretleri’nin vefatından önce yapmaya cüret etmiş olsaydı, alacağı cevabı çok iyi bildiği ve yalanının anında ortaya çıkacağını gördüğü için vefatına kadar bu konu hakkında hiçbir şey söylememiştir.

Cübbeli Ahmet Hoca bu hikayeleri anlatırken kendisi de kimsenin bunlara inanmayacağını, olayın doğrusunu yani müvekkil ile Mahmut Efendi Hazretleri arasındaki samimi sevgi ve muhabbetin şahidi çok fazla insan olduğunu bilmektedir. Ancak gündeme gelebilmek ve kendini özel bilgilere sahip muteber bir kişi gibi göstermek için müvekkilin adını kullanarak kendince sansasyonel açıklamalar yapmaya ihtiyaç duymaktadır.

Kendi Cemaati Tarafından Bile Sevilip İstenmeyen Bir Kişinin Uydurma İddialarına İtibar Edilmemelidir

Cübbeli Ahmet Hoca kendi cemaatinden dahi dışlanıp kovulan ve kendi mürşidi olan Mahmut Efendi Hazretleri’nin cenaze törenine dahi kabul edilmeyen bir insandır.

27 Mart 2024 tarihinde İsmailağa Cemaati’ne ait sosyal medya hesaplarından yapılan “Kendisinin tekkemiz ve cemaatimizle hiçbir ünsiyetinin kalmadığını, görüş ve açıklamalarının cemaatimiz açısından hiçbir bağlayıcılığının bulunmadığını ihvânımıza ve tüm kamuoyuna saygıyla duyururuz” sözleriyle, Cübbeli Ahmet’in İsmailağa Cemaatinden uzaklaştırıldığı açıklanmıştır.

https://www.referansgazetesi.com.tr/cubbeli-ahmet-cemaatinden-kovuldu

https://aktifhaber.com/gundem/ismailaga-cemaatinden-cubbeli-ahmete-agir-sozler-cemaati-dagitmak-icin-calisiyor.html#google_vignette

İsmailağa Cemaati tarafından yapılan açıklamada ayrıca;

Cübbeli Ahmet’in Mahmut Efendi Hazretleri’ne karşı saygıya uygun olmayan üslup ve tavırlarına da dikkat çekilmiş ve Mahmut Efendi Hazretleri’nin Cübbeli Ahmet’in tavır ve üsluplarından her zaman rahatsız olduğu: “…bugün cemaatimizin büyüklerini dinlemediği gibi aslında Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizi de birçok noktada dinlememiştir sözleriyle kamuoyuna duyurulmuştur.

 

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/flas-flas-cubbeli-ahmet-ismailaga-cemaatinden-kovuldu-780085h.htm

Özetle, Cübbeli Ahmet Hoca’nın kendi mürşidi Mahmut Efendi Hazretleri’ne karşı dahi uygun olmayan tavırlar sergilemesi ‘kişiliğinin anlaşılması açısından’ önemlidir..

Kendi mürşidinin cenaze törenine kabul edilmeyen, hal ve tavırları sebebiyle kendi cemaati tarafından istenmeyen bir insanın, vefatının ardından pek çok şahidi varken mürşidi hakkında anlattığı gerçek dışı hikayelere aklı başında kimsenin itibar etmeyeceği açıktır.

Yüksek ahlaka ve manevi derinliğe sahip arif insanların aklını, kavrayışını ve ferasetini ancak gerçek akla ve muhakemeye sahip insanlar anlayıp takdir edebilirler. Olaylara yüzeysel yaklaşıp derin düşünmekten aciz, menfaatperest kişilerin ise arif kişilerin söz ve davranışlarındaki saklı hikmeti ve derinliği kavrayabilmesi ise pek mümkün değildir.

Mahmut Efendi Hazretleri, Şeyh Nazım Kıbrisi Hazretleri, rahmetli Necmeddin Erbakan Beyefendi, merhum Mehmet Şevket Eygi gibi kıymetli zatların son nefeslerine kadar müvekkil Adnan Oktar’la sık sık bir araya gelmeleri, müvekkile olan muhabbetleri, sevgileri, çıktıkları televizyon programları dahil eserlerini her yerde övüp tavsiye etmeleri, müvekkilin faaliyetlerinin önemini ve hikmetini takdir edip desteklemeleri, bu mübarek kişilerin aklını ve hikmetini takdir etmekten aciz kimselerin kıskançlığına sebep olabilmektedir.Bu kıymetli insanların İslam için yaptıkları büyük hizmetlerin binde birini bile yapmayan, onların vesile oldukları hayırların bir tanesini bile başaramayan, bu değerli insanlar hayattayken onlardan alacağı cevabı bildiği için hiçbir şey söylemeyen ama vefatlarının ardından gerçeğin ortaya çıkacağını düşünmeden hezeyanla ileri geri konuşanların durumunu milletimiz çok iyi görmekte ve anlamaktadır. İçten vesamimi müminlerin birbirine olan sevgisi ve desteği Allah’ın yarattığı bir nimettir, hiçbir söz ile azalmaz ve olumsuz etkilenmez.

CÜBBELİ AHMET HOCA’NIN KATILDIĞI PROGRAMLARDA ASIL OLARAK ÜZERİNDE DURMASI GEREKEN KONU

Cübbeli Ahmet Hoca yıllarca Medine’deki (İstanbul’daki) ‘BİR ALİMİN’ “bizim dinimizi ortadan kaldırmak istiyor” diyerek Mehdiyete şiddetle karşı olacağını anlatmıştır.

Cübbeli Ahmet Hoca konuşmalarında;

“MEHDİ’NİN ÇIKIŞININ, SÖZKONUSU ALİMİN MENFAATİNE ve MADDESİNE DOKUNACAĞINI” söylemiştir.

Cübbeli Ahmet Hoca’nın BU KİŞİNİN KİM olduğunu biliyorsa kamuoyu ile paylaşmalı, KİMİN MADDESİNE, MENFAATİNE DOKUNDUĞU konusunda da Müslümanları uyarmalıdır.

Cübbeli Ahmet "MEHDİ’YE MEDİNE'DEKİ BİR ALİMİN KARŞI ÇIKACAĞINI" şöyle anlatmaktadır:

"Hz. Mehdi (as) Medine'de ortaya çıktığı zaman, dünyaya hâkim olduğu zaman, MEDİNE'DE BULUNAN BİR ALİM, O ADAM, EN BÜYÜK ALİM, MEDİNE'NİN İMAMI DİYECEKTİR Kİ HZ. MEHDİ (AS)'IN ALEYHİNDE "BU ADAM BİZİM DİNİMİZİ ORTADAN KALDIRMAK İSTİYOR VE İSLAM'I ORTADAN KALDIRMAK İSTİYOR", onun için Hz. Mehdi (as)'a harp açacak (fikren Mehdiyetle mücadele edecek).

Demek ki Hz. Mehdi (as) o kadar sünneti yaşayacak ve yaşatacaktır ama Hz. Mehdi (as)'nin geldiği dönemde Medine'de bulunan en büyük alim bile Hz. Mehdi (as)'nin İslam'ı kaldırmak için çıktığını ve sünneti ortadan kaldıracağını sanmıştır, niye öyle sanmıştır? Çünkü o zamana kadar bunlar tamamen bid'atları sünnet yerine koyacak, uydurmaları sünnet yerine koyacak ve Resulullah (sav)'ın hakiki sünnetlerini terk edeceklerdir. TABİİ Kİ HZ. MEHDİ (AS) GELDİĞİNDE ONLAR BUNA TAHAMMÜL EDEMEYECEK VE EN BÜYÜK ALİMLERİ O ZAMAN MEDİNE'DE "YA BU NE BİÇİM ADAM, KİMDİR, BUNA UYMAYIN, BU DİNİ, İSLAM'I ORTADAN KALDIRACAK" DİYE HEZEYANLAR SAVURACAKTIR. Demek ki kardeşler, sünnet-i seniyyenin tamamen öldürüleceği bir dönemde, bid'atlar sünnetin yerini aldığı bir devrede HZ. MEHDİ (AS) ZUHUR EDECEK, TAMAMEN İSLAM'I PARLATACAK, SÜNNET-İ SENİYYEYİ CANLANDIRACAK VE ASR-I SAADET'TEKİ İSLAM AYNI TAZELİĞİ İLE REVAÇ BULACAKTIR. Bizlere de Allah-u Teala lütfederse nasip olacak inşaAllah… Efendi kardeşlerim bekleyip de geldiğinde inanmamak da var ha... ONUN İÇİN ŞİMDİ MEHDİ (AS) BEKLİYORUZ DİYENLERDEN, MEHDİ (AS) GELDİĞİNDE ‘HADİ GİT İŞİNE BU DEĞİL' DİYEN DE ÇIKABİLİR HA… Olacak bu, bu olacak. Aynı Resulallah bekleyenler gibi bu da başımıza gelecek. BAK MEHDİ'Yİ BEKLİYORUZ, BEKLİYORUZ DİYENLER, BİR DE MEHDİ (AS) ÇIKACAK, BAKACAK HERİFİN İŞİNE GELMEYECEK. MADDESİNE DOKUNACAK, MENFAATİNE DOKUNACAK. İŞTE O ZAMAN ÇOKLARI, ‘BU SAPIKTIR DİNİMİZİ KALDIRMAK İSTİYOR MEDİNE'NİN ALİMİNİN DEDİĞİ GİBİ' DİYECEKLER. Ama hepsi helak olup gidecekler. Allah bize beklediğimiz Mehdi'yi gönderdiğinde, inanmayı nasip eylesin. Âmin."

Bilindiği üzere, ‘Medine’ kelimesi Arapça’da büyük şehir anlamına gelmektedir. Resulullah (sav), Pek çok hadisinde Mehdi’nin faaliyet göstereceği medinenin yani büyük şehrin ise İstanbul olduğunu şöyle bildirmiştir, örneğin;

Ey Ümmet! Altı şey vardır ki, onlar olmadan kıyamet kopmaz... Altıncısı da medinenin fethi.

Denildi ki: HANGİ MEDİNE?

Buyurdu ki: KONSTANTİNİYYE. (İSTANBUL)

(Bu İstanbul'un Hz. Mehdi (as) tarafından yapılacak manevi fethidir.)

(Kıyamet Alametleri, s. 204 Ramuz EI Ehadis 1/296)

Hadislerin işaretiyle Mehdi, İstanbul’da faaliyet göstereceğine göre Mehdi’ye karşı mücadele edecek olan söz konusu büyük alim de İstanbul’dan çıkacaktır.

Ancak daha önemlisi Mehdiyet hakkında sık sık basına çıkıp konuşmalar yapan Cübbeli Ahmet Hoca’nın yukarıdaki sözünde bahsettiği;

  • Medine yani İstanbul’dan çıkacak olan,
  • Mehdi’yi gördüğünde “işine gelmediği için” Mehdiyete karşı cephe alacak olan,
  • Mehdi’yi sahabe döneminde yaşanan ve Kuran’da anlatılan İslam’ı anlattığı için “dini değiştirmekle ve tahrif etmekle” itham edecek olan,
  • Var gücüyle Mehdiyete karşı mücadele yürütecek olan İSTANBUL’DAKİ BU ALİMİN KİM OLDUĞUNU ANLATMASI, HALKIMIZI BU KONUDA AYDINLATMASI ÖNEMLİDİR.

ÖZELLİKLE DE CÜBBELİ’NİN SÖZÜNDE “BAKACAK HERİFİN İŞİNE GELMEYECEK. MADDESİNE DOKUNACAK, MENFAATİNE DOKUNACAK” DİYE BELİRTTİĞİ, ONUN TANIMLAMASIYLA “HERİF”İN KİM OLDUĞUNU, MEHDİ’NİN ÇIKMASININ HANGİ HERİFİN MENFAATİNE DOKUNACAĞINI AÇIKLAMASI GEREKLİDİR. 

Sonuç olarak;

Mahmut Efendi Hazretleri müvekkil Adnan Oktar’ı her zaman çok derin muhabbetle sevmiş, görüşmelerinde uzun uzun sohbet etmiş, müvekkilin daha uzun yanında kalması için ısrarcı olmuştur. Mahmut Efendi Hazretleri gibi mübarek şahısların sevgisi ve ilgisi tüm müminler için bir nimettir.

Müvekkil Adnan Oktar Müslüman bir kardeşi olarak,Cübbeli Ahmet Hoca’nın dikkat çekmek için bu tip sansasyonel ve gerçek dışı anlatımları bir yana bırakıp, İslam alemi paramparça olmuş, dünyanın dört bir yanını fitneler sarmış, Müslüman kadınlar çocuklar ve mazlumlar ezilirken eskiden yaptığı gibi var gücüyle Mehdiyeti anlatıp İslam Birliği’nin oluşması için gayret etmesi gerektiğinin daha doğru olacağını düşünmektedir.

Sayın Hadi Özışık’ın da bu gerçekler doğrultusunda yayınında gerekli düzeltmeyi yapması hukukun, hakkaniyetin ve vicdanın gereğidir.

Saygılarımızla kamuoyunun bilgilerine sunarız. 27.02.2026

Yorum Gönder

0 Yorumlar