
Sayın Akın Gürlek, göreve başlamasının akabinde, cezaevi avukat görüşleri konusunda yapacağı düzenlemelere atıfta bulunmak adına, müvekkil Adnan Oktar'ın ismini geçirmiş ve kendisinin güya bir ayda 292 avukat ile görüşme yaptığı ve avukatlarını da kurye olarak kullandığı iddiasında bulunmuştur.
Bir ayda 292 avukat görüşmesinin gerçek bir bilgi OLMADIĞI, müvekkilin toplam 3-4 avukatının olduğu ve 292 sayısının, belli bir dönemde AYNI AVUKATLARIN CEZAEVİNE GİRİŞ ÇIKIŞ SAYILARI olduğu ve konuyla ilgili tüm detaylar, Sayın Bakan'a önceki cevaplarımız ile iletilmişti. Ayrıca Sayın Bakan'a;
Müvekkilin 8 yıllık cezaevi döneminin neredeyse tamamında AVUKAT KISITLILIĞI uygulandığı,
Avukatlarıyla tüm görüşmelerinin SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KAYIT ALTINA ALINDIĞI,
Bu görüşmelerin İNFAZ MEMURLARI EŞLİĞİNDE yapıldığı,
CEZAEVİ MÜDÜRLERİNİN VE SAVCILARININ BU GÖRÜŞMELERİ TAKİP ETTİĞİ,
Dolayısıyla, avukatların kurye olarak kullanılmasının bu ortamda İMKANSIZ olduğu,
Dahası bu iddianın, burada bulunan TÜM DEVLET GÖREVLİLERİNİ İTHAM ALTINDA BIRAKACAĞI da bilgilendirme yazılarıyla iletilmişti.
Burada dikkat çekmek istediğimiz husus, Sayın Akın Gürlek'in, neden göreve gelir gelmez müvekkil ve arkadaşlarını hedef alan sözler söylemiş olduğu hususudur.
Cumhurbaşkanımız da, Diğer Hükümet Yetkilileri de,
8 Yıldır Müvekkil Hakkında Tek Kelime Sarf Etmemişlerdir
Başta SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ olmak üzere şimdiye kadar göreve gelen hiçbir Adalet Bakanı, bakan veya milletvekili, MÜVEKKİL VE ARKADAŞLARINA YÖNELİK OPERASYON VE YARGILAMA HAKKINDA HİÇBİR YORUM YAPMAMIŞLARDIR. Bunun nedeni, Sayın Cumhurbaşkanımızın da, bakanlarımızın ve milletvekillerimizin de, MÜVEKKİL VE ARKADAŞLARINA YAPILANLARIN KUMPAS OLDUĞUNU GAYET İYİ BİLMELERİDİR. Bir OYUN OYNANDIĞINI çok yakından bildiklerinden, 8 YILDIR BU KONUDA TEK BİR YORUMDA DAHİ BULUNMAMIŞLARDIR.
Kanaatimizce yeni bakan Akın Gürlek, bu konuda birileri tarafından YANLIŞ YÖNLENDİRİLMİŞTİR. Kendisinin, doğru olmayan bilgilerle, müvekkil ve arkadaşları hakkında olumsuz ifadelerde bulunmasının tek sebebi, bunu birilerinin kendisinden istemiş olabileceği olabilir. Aksi takdirde, ne Sayın Cumhurbaşkanının ne de bakanların bahsini etmediği bir konuda yorum yapmak, PROFESYONEL VE DENEYİMLİ BİR SİYASETÇİNİN YAPABİLECEĞİ BİR ŞEY DEĞİLDİR.
Müvekkil Aleyhine Konuşanlar
Genelde Toplumda Tepki ile Karşılaşırlar
Sayın Akın Gürlek, müvekkil ve arkadaşları aleyhinde konuşursa, kendince birilerinin takdirini alacağını düşünmüş olabilir. Ancak Sayın Bakanın bu davranışı ne kendisinin ne de AK Parti'nin lehine OLMAYACAKTIR. İnsanlar; müvekkil ve arkadaşlarına bir kumpas yapıldığının ve adaletsizliklerin sürdüğünün oldukça iyi farkındadırlar. 8 yıldır süregelen bu durum, insanları artık oldukça rahatsız etmektedir. Yeni Adalet Bakanımızın, göreve gelir gelmez, adı adaletsizlikler ve kumpas ile anılan bu davaya atıfta bulunması ve bu konuda gerçek olmayan bilgilerle aleyhe konuşması, insanlarda bir TEDİRGİNLİK OLUŞTURMAKTADIR. İnsanlar, "bu insanlara bunları yapanlar, bize neler yapmaz" diye düşünerek, durumdan çekinir hale gelmektedirler. Bunun sonucunda da en sadık AK Parti destekçileri dahi, AK Parti'den uzaklaşmaktadırlar.
Sayın Bakan da, şu anda heyecanla göreve gelmiş olsa da, sonuç itibariyle yıllar boyunca bakan olarak kalmayacaktır. Muhtemelen, bakanlık görevi sonrasında da siyaset hayatına devam etmeyi düşünecektir. Ancak kumpası destekler mahiyette izahlar, insanların sürekli olarak akıllarında kalacaktır. Bu durum, görevde olduğu sürede de gelecekte de, Sayın Bakanın kendisine destekçi bulmasını son derece zorlaştıracaktır.
Sayın Akın Gürlek, zaten oldukça geniş bir kesimin güçlü tepkilerini çeken bir isimdir. Bakanlık görevine gelmesi de, söz konusu kesim tarafından HİÇ DE HOŞ KARŞILANMAMIŞTIR. Bu sebeple, halkın oldukça büyük bir kısmı, dillendirilen şaibeli durumlar nedeniyle YENİ BAKANA TEMKİNLİ YAKLAŞMAKTA, hal ve tutumlarını YAKINDAN VE ENDİŞE İLE TAKİP ETMEKTEDİR.
İşte tam da bu sebeplerle, yeni bakanın göreve gelir gelmez, haksızlıklara uğradığı halk tarafından oldukça iyi bilinen bir insan hakkında aleyhe konuşması, pek çok kişinin zihninde EKSİ PUAN oluşturmuştur. İNSANLARIN, BÖYLE BİR ADALET BAKANINA SEMPATİYLE BAKMASI, KENDİSİNİN GERÇEKTEN ADALETLİ DAVRANACAĞINA İNANMASI, ÇOK DA KOLAY OLMAYACAKTIR. İsterse Sayın Adalet Bakanı, kendisi hakkındaki izlenimi halka sorabilir ve onların ne kadar tepkili olduğunu bizzat kendisi görebilir.
Muhtemelen Sayın Gürlek,
Devletin, Müvekkili Yakından Tanıdığını Bilmemektedir
Sayın Gürlek'in bu hususlarda yeni tecrübe edindiğini varsayarak hatırlatmak gerekirse, MÜVEKKİL, DEVLETİN ÇOK YAKINDAN TANIDIĞI, MİT TARAFINDAN DA YAKINDAN BİLİNEN, HAYATI BOYUNCA DA DEVLETİ VE MİLLETİ İÇİN HİZMET ETMİŞ bir kişidir. Hatta müvekkilin arkadaş grubunda, MİT mensubu kişiler de bulunmuştur. DEVLETİN böylesine YAKINDAN TANIDIĞI ve HAKKINDA HİÇBİR OLUMSUZ KONUŞMAYA MAHAL VERMEDİĞİ bir kişi hakkında, doğru olmayan bilgilere ve duyumlara dayanarak alelacele açıklama yapmak, DEVLETİN GENEL ÜSLUBUYLA ÇELİŞMEKTEDİR. Sayın Gürlek, bu şekilde yalnızca duyumlara dayanarak, doğru olmayan bilgilerle konuşarak, MÜVEKKİLE İFTİRA ATMIŞ OLUR. Allah, ahirette iftiranın hesabını sorar; kendisi de o zaman çok mahcup olur.
Müvekkilin Cezaevine Girmesiyle Artan Toplumsal Bozulmalar,
Devletin Hiçbir Birimi Tarafından Çözüme Ulaştırılamamaktadır
Zannediyoruz Sayın Gürlek, araştırma ile değil yönlendirmeyle hareket ettiği için, müvekkil Adnan Oktar'ın topluma hatta dünyaya katkılarını da çok iyi bilmemektedir. Müvekkil;
- Türkiye'de dindarların sayısının artmasında, ateistlerin İslam'a yönelmesinde,
- Özellikle kıyı kesimlerdeki gençlerin Allah sevgisini ve dinlerini tanımasında,
- Tüm dünyanın Darwinizm, materyalizm gibi din karşıtı felsefe ve ideolojilerden arınmasına
Vesile olmuş, bu konuda BENZERİ OLMAYAN BİR BAŞARI elde etmiştir.
İnsanlara, KURAN'DAKİ GERÇEK İSLAM'I TANITMIŞ, onları HURAFEYE DAYANAN DİN ANLAYIŞINDAN UZAKLAŞTIRMIŞ ve sevgi dolu, aydınlık bir Müslüman modelinin öncülüğünü yaparak HER KESİMDEN İNSANIN DİNDAR OLMASINA VESİLE OLMUŞTUR. Kendisinin bu çalışmaları yaptığı dönemde TÜRKİYE'DE DİNDARLIK EN ÜST SEVİYEYE ÇIKMIŞ ve insanlar gelecekten ümitvar bir hale gelmişlerdir.
Ancak, Türkiye'de dinsizliğin artışı, ateist ve deist inançların hızla yayılışı, kadın cinayetlerinin, çocuk cinayetlerinin, maganda terörünün, psikopat eylemlerin artışı MÜVEKKİLİN CEZAEVİNE GİRİŞİNDEN HEMEN SONRA artış göstermeye başlamış ve son yıllarda artık önüne geçilemez bir hal almıştır. Özellikle çocuklar ve gençlerin suç işleme oranlarındaki dehşetli artış, kadın cinayetlerine ve suça sürüklenen çocuklara çözüm bulunamaması, bu dönemin dehşet verici gerçeklerindendir. DİKKAT EDİLİRSE, DEVLETİN HİÇBİR BİRİMİ, HÜKÜMETİN HİÇBİR TEDBİRİ BU VAHŞETİ DURDURAMAMAKTA, BUNLARIN ÖNÜNE GEÇEMEMEKTEDİR.
Oysa müvekkil, canlı yayınlara katıldığı ve çalışmalarına devam ettiği dönemde, BUNLARIN TÜMÜNÜ DURDURDUĞU gibi, ÇOCUKLARI VE GENÇLERİ DİNE VE TOPLUMA KAZANDIRMIŞTI.
Müvekkil, hali hazırda, imkan verildiği takdirde BUNU YENİDEN YAPABİLECEĞİNİ defaatle bildirmiş ve bu konuda cezaevinden çıkma gibi bir şartı olmadığını, sadece kendisine ilgili kişilerle görüşme ve onları yönlendirebilme imkanı verilmesini istemiştir.
Sayın Akın Gürlek, tamamen doğru olmayan bilgilerle müvekkil aleyhine bir gündem oluşturmaya çalışırken, müvekkilin bu konuda ne kadar ETKİLİ olduğunu ve hükümetin çözüm getiremediği bu konularda ÇÖZÜM GETİRECEK YEGANE KİŞİ olduğunu da zannederiz pek dikkate almamıştır. Devletin çok iyi bildiği gerçeklere, Sayın Akın Gürlek'in pek de HAKİM OLMADIĞI ve bu nedenle DEVLETİN YAKLAŞIMINA ZIT BİR GÖRÜNTÜ VERDİĞİ anlaşılabilmektedir.
Cezaevinde Sayısız Suç Profili, Örgüt Suçlamasıyla Yargılanan Çok Bilindik Kişiler Varken, Neden Adnan Oktar?
Hukuksuz uygulamaların yoğunlaştığı günümüzde, oldukça tanıdık simaların cezaevinde bulunduklarını biliyor ve durumu endişe ile takip ediyoruz. Söz konusu şahıslarla ilgili adaletin bir an önce yerini bulmasını ve özellikle siyasi davalarda HERKESİN BAŞTAN CEZAEVİ İLE CEZALANDIRILMASI politikasının BİR AN ÖNCE SONA ERMESİNİ ümit ediyoruz.
Ülkemizde siyasi davalar oldukça fazla iken, bunların büyük bir kısmı kumpas davası iken ve bu, toplum tarafından oldukça iyi bilinmekte iken, Sayın Akın Gürlek'in neden sadece müvekkil Adnan Oktar ismini geçirdiği tarafımızca merak konusudur. Siyasi davaların medyatik isimleri, çok iyi bilindiği gibi, OLDUKÇA FAZLA SAYIDA AVUKAT tarafından ziyaret edilmektedirler. Can Atalay, Osman Kavala gibi Avrupa tarafından da takip edilen medyatik isimler, Marmara Ceza İnfaz Kurumu'nda, tanıdıkları veya tanımadıkları pek çok avukat ile görüşme yapmaktadırlar. Bu görüşmeler oldukça gereklidir ve mutlaka yapılması gerekir. Ancak burada asıl soru, Sayın Akın Gürlek'in neden sadece müvekkil Adnan Oktar'ı hedef alıyor olduğudur.
Bütün bunların yanında, cezaevlerinde oldukça fazla mafya lideri veya mafya mensubu bulunmaktadır. Onların da çok sayıda avukatlarının olduğu ve ziyaretlerin sürekli olarak gerçekleştiği iyi bilinen bir gerçektir. Ancak her nedense Sayın Akın Gürlek, mafyaya veya adam öldüren kişilere yapılan bu sık ziyaretlere de ses çıkarmamakta, yine sadece müvekkili hedef almaktadır.
BURADA ELEŞTİRİ KONUMUZ, YAPILAN AVUKAT ZİYARETLERİ KESİNLİKLE DEĞİLDİR. Cezaevinde bulunan kişinin, SAVUNMA HAKKI KAPSAMINDA AVUKATI VEYA AVUKATLARI İLE GÖRÜŞME YAPMASI EN DOĞAL VE EN GEREKLİ HAKKIDIR. Buradaki eleştiri konumuz, Sayın Bakanın YALNIZCA MÜVEKKİLE yönelmesi ve bunu da YANLIŞ BİLGİLER kullanarak yapmasıdır.
Sonuç
Sayın Gürlek, hem Cumhurbaşkanımızın hem bakanların hem de devletin genel yaklaşımına TAMAMEN AYKIRI davranarak, muhtemelen BAZI KİŞİLERİN YÖNLENDİRMESİYLE, göreve gelir gelmez müvekkili hedef almıştır. Müvekkilin neden YILLAR BOYUNCA HÜKÜMETİN HİÇBİR YETKİLİSİ TARAFINDAN GÜNDEME GETİRİLMEDİĞİNİ, HEDEFE KONULMADIĞINI dikkate almamıştır. Devletimizin müvekkili yakından tanıyor olabileceğini de zannediyoruz pek düşünmemiştir. Göreve gelişinin heyecanıyla, kendisine yapılan ilk yönlendirmeye kapılmış ve halkımızın tepkisini çekecek bu açıklamalara yönelmiştir.
Ancak, Sayın Bakanımızın bu bilgilendirmelerden sonra fikirlerinin ve yaklaşımının değiştiğine inanıyoruz. Kendisine yeni görevinde tekrar başarılar diler, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.04.03.2026
0 Yorumlar